
MAKALELER
YARGITAY KARARLARI İLE BİRLİKTE İŞÇİLİK ALACAKLARI
ÜCRET ALACAÄžI
Ücret Kavramı
İş Kanunu’nda ücret, ‘’Bir kimseye bir iÅŸ karşılığında iÅŸveren veya üçüncü kiÅŸiler tarafından saÄŸlanan ve para ile ödenen tutar’’ olarak tanımlanmıştır (md.32/1).
İş Kanunu’nda bazı ödemelerin hesaplanmasında para ve beraberinde parayla ölçülmesi mümkün menfaatlerin de göz önünde bulundurulması öngörülmüÅŸtür. Bu nedenle ücretin tanımı konusunda bir ayrım yapılmıştır. Buna göre iÅŸçiye çalışması karşılığında hiçbir ek menfaat olmaksızın verilen ücrete ‘’çıplak ücret’’, bunun yanında gerek ek ödeme ÅŸeklinde para olarak gerekse de parayla ölçülmesi mümkün menfaat olarak saÄŸlanan ücretlerin toplamına da ‘’giydirilmiÅŸ ücret’’ denilmektedir.
Åžayet bir hakkı düzenleyen hükümde giydirilmiÅŸ ücret üzerinden ödeme yapılacağına dair açıklık bulunmuyorsa, ödeme çıplak ücret üzerinden yapılır. ÖrneÄŸin iÅŸe baÅŸlatmama tazminatı, hafta tatili ücreti, fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma ücretleri gibi.
Ücrete dair yapılan bir diÄŸer ayrım da brüt ücret-net ücret ayrımıdır. Net ücret, bir çalışanın ücretinden vergiler, sigorta primleri ve diÄŸer kesintiler yapıldıktan sonra kalan miktardır. Brüt ücret ise, bir çalışanın iÅŸ sözleÅŸmesine göre hak ettiÄŸi toplam maaÅŸtır. Bu tutar, çalışanın maaşından yapılacak olan vergi ve sigorta primleri gibi kesintilerden önceki miktardır.
Taraflar, iÅŸ sözleÅŸmesinde ücret miktarını, yasal asgari ücretten düÅŸük olmamak kaydıyla serbestçe kararlaÅŸtırabilirler.
Ücretin Ödenme Zamanı
Ücret alacağı en geç ayda bir ödenir. Ancak bu sürenin bir haftaya kadar indirilmesi mümkündür (İşK. md.32/5). Buna ek olarak, iÅŸ sözleÅŸmesi sona erdiÄŸinde, ücret ödeme dönemi beklenmeden, iÅŸçiye ücreti ile sözleÅŸme ve kanundan kaynaklanan parasal haklarının eksiksiz olarak ödenmesi gerekmektedir.
Ücretin Ödenmemesi Nedeniyle İşçinin Çalışmama Hakkı
İş Kanunu'nun 34. maddesinde, iÅŸçiye, ücreti belirli bir süre içinde ödenmediÄŸinde çalışmaktan kaçınma hakkı tanınmıştır. Bu hakkın kullanılmasının koÅŸulları aÅŸağıdaki gibidir;
-
Öncelikle ücretin ödenmesi gerektiÄŸi günün üzerinden en az yirmi gün geçmesi gerekir.
-
Ücretin ödenmemesinin sebebi mücbir sebebe dayanmamalıdır. Belirtmek gerekir ki, iÅŸverenin ekonomik güçlüÄŸe düÅŸmesi, mücbir sebep kapsamında deÄŸerlendirilemez.
-
İşçi bu hakkını ücreti tam olarak ödenene kadar kullanabilir. Kısacası ücretin ödenmemiÅŸ olması yeterlidir.
-
Son olarak, iÅŸçinin çalışmama hakkını kullandığını iÅŸverene bildirmesi gerekmektedir.
İşçi, ücreti ödendiÄŸinde derhal çalışmaya baÅŸlamakla yükümlüdür. Aksi takdirde izinsiz ve mazeretsiz devamsızlık yapmış sayılır.
Örnek Yargıtay Kararları
Özet: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24.maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendinde mevcut ücret kavramından geniÅŸ anlamda ücret anlaşılmalı, ikramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil gibi alacakların ödenmemesi durumunda da iÅŸçinin haklı fesih imkânının bulunduÄŸu kabul edilmelidir.
‘’…İşçinin gerek dava dilekçesi gerekse yargılama aÅŸamasındaki beyanı dikkate alındığında, iÅŸ sözleÅŸmesinin davacı iÅŸçi tarafından ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle feshedildiÄŸi anlaşılmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendine göre, iÅŸçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleÅŸme ÅŸartlarına uygun olarak hesap edilmemesi veya ödenmemesi haklı bir fesih sebebidir. Hükümde belirtilen ücret kavramı geniÅŸ anlamda ücret olarak anlaşılmalıdır. İşçinin ödenmeyen fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ikramiye gibi tüm alacakları geniÅŸ anlamda ücret içinde deÄŸerlendirilir. Somut olayda davacının fazla çalışma ücretinin ödenmediÄŸi dosya kapsamından açıkça anlaşılmakta olup, iÅŸçinin iÅŸ sözleÅŸmesini haklı sebeple feshettiÄŸi kabul edilmelidir. Mahkemece, davacının kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken hatalı hukuki deÄŸerlendirme yapılarak talebin reddine karar verilmesi yerinde deÄŸildir. Temyiz edilen kararın açıklanan sebeplerle bozulması gerekmiÅŸtir….’’ (9. Hukuk Dairesi 2021/1432 E. , 2021/5322 K.)
Özet: İşçinin ücretinin kanun hükümleri veya sözleÅŸme ÅŸartlarına uygun hesap edilmemesi yahut ödenmemesi iÅŸçiye haklı fesih imkanı verir.
‘’…4857 sayılı İş Kanunu 24/II-e maddesi uyarınca iÅŸveren tarafından iÅŸçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleÅŸme ÅŸartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse iÅŸçi iÅŸ sözleÅŸmesini haklı nedenle feshedebilir. 4857 sayılı Kanun'un 24/II-e bendinde sözü edilen ücret, geniÅŸ anlamda ücret olarak deÄŸerlendirilmelidir. İkramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların da ödenmemesi iÅŸçiye haklı fesih imkanı verir…’’ (9. Hukuk Dairesi 2020/4097 E. , 2021/1677 K.)
Özet: Uzun süre boyunca ücret alınmadan çalışılması hayatın olaÄŸan akışına aykırı olup hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde ücret alacağının bulunduÄŸu dönem ve miktarı bakımından davacı asilin beyanına baÅŸvurulmalıdır.
‘’ …Taraflar arasında ücret alacağı bulunup bulunmadığı hususunda uyuÅŸmazlık bulunmaktadır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davacının sekiz yılı aÅŸkın süre davalı apartmanda kapıcı olarak çalıştığını ve kendisine hiç ücret ödemesi yapılmadığını iddia etmiÅŸtir. Davalı vekili ise, ücret ödemelerinin ücret bordroları ile ödendiÄŸini beyan etmiÅŸtir. Mahkemece, davacıya sadece yaklaşık iki sene ücret ödemesi yapıldığı, geri kalan yıllarda ise ödeme yapılmadığı gerekçesiyle ücret alacağına hükmedilmiÅŸtir.
Davalı apartmanda 8 yıldan fazla süre kapıcı olarak çalışan davacının yaklaşık altı sene boyunca ise hiç ücret almadan çalışması hayatın olaÄŸan akışına aykırıdır. Bu nedenle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi gereÄŸince hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; Mahkemece, davacı asilin çalışma süresi içinde yaklaşık 6 sene boyunca hiç ücret almadan geçimini nasıl temin ettiÄŸi konusunda beyanı alınmalı bundan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı ÅŸekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiÅŸtir…’’ (9. Hukuk Dairesi 2021/7191 E. , 2021/11685 K.)
KIDEM TAZMİNATI
Kıdem Tazminatı Kavramı
Kıdem tazminatı, iÅŸverenin iÅŸçiye kıdemi ve ücretiyle orantılı olarak, İş Kanunu’nda belirtilen asgari çalışma süresini tamamlaması ve yine kanunda belirtilen sebeplerden biriyle iÅŸ sözleÅŸmesinin sona ermesi durumunda ödemekle yükümlü olduÄŸu bir tazminat türüdür. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2010/29630 E. 2012/38084 K. ve 19.11.2012 tarihli kararında kıdem tazminatı ÅŸu ÅŸekilde tanımlanmıştır. “İşverene ait bir ya da birkaç iÅŸyerinde belli bir süre çalışmış bir iÅŸçinin, iÅŸini kaybetmesi halinde, iÅŸinde yıpranması, yeni bir iÅŸ edinmede karşılaÅŸacağı güçlükler ve iÅŸyerine saÄŸladığı katkı göz önüne alınarak, geçmiÅŸ hizmetlerine karşılık iÅŸveren tarafından iÅŸçiye kanuni esaslar dahilinde verilen toplu paraya “kıdem tazminatı” denilmektedir..”
Kıdem Tazminatına Hak Kazanabilmek İçin Gerekli KoÅŸullar
1-) 4857 Sayılı İş Kanunu’na Göre İşçi Olmak: Yürürlükte bulunan 4857 sayılı İş Kanunu’na göre iÅŸ sözleÅŸmesine dayanarak bir iÅŸverenin iÅŸyerinde çalışan gerçek kiÅŸiye iÅŸçi denilmektedir. İş Kanunu’nun 4. Maddesi ile İş Kanunu kapsamına girmeyen iÅŸler belirlenmiÅŸtir. Buna göre; deniz ve hava taşıma iÅŸlerinde çalışanlar, elli ve elliden az iÅŸçi çalıştırılan (elli dahil) tarım ve orman iÅŸlerinin yapıldığı iÅŸyerlerinde veya iÅŸletmelerinde çalışanlar, aile ekonomisi sınırları içinde kalan tarımla ilgili her çeÅŸit yapı iÅŸlerinde çalışanlar, bir ailenin üyeleri ve üçüncü dereceye kadar (üçüncü derece dahil) hısımları arasında dışardan baÅŸka biri katılmayarak evlerde ve el sanatlarının yapıldığı iÅŸlerde çalışanlar, ev hizmetlerinde çalışanlar, çıraklar, sporcular, rehabilite edilenler, Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu kapsamında üç kiÅŸinin çalıştığı iÅŸyerlerinde çalışanlar İş Kanunu hükümlerine tabi deÄŸildir.
2-) En Az 1 Yıllık Kıdem Süresi: Bir iÅŸçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için aynı iÅŸverenin iÅŸyeri veya iÅŸyerlerinde en az 1 yıl sürekli çalışması gerekir. İşçi, aynı iÅŸverenin iÅŸyerinde 1 yıldan kısa bir süre çalışmışsa kıdem tazminatı alamaz. İşçi aynı iÅŸverenin farklı iÅŸyerlerinde, hatta farklı ÅŸirketlerinde çalışsa bile 1 yıllık sürenin hesaplanmasında tüm bu çalışmalar göz önünde bulundurulur.
3-) Haklı Fesih Åžartı: Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için iÅŸ sözleÅŸmesi ister yazılı isterse sözlü olsun belirsiz süreli bir iÅŸ sözleÅŸmesi olmalıdır. İşçinin belirsiz iÅŸ sözleÅŸmesini haklı nedenle veya iÅŸverenin haksız bir nedenle feshetmesi halinde iÅŸçi kıdem tazminatına hak kazanır. Belirli süreli iÅŸ sözleÅŸmesi ile çalışılan iÅŸyerinden sözleÅŸme bitiminde kıdem tazminatı talep edilemez. Ancak, belirli süreli iÅŸ sözleÅŸmesi, sözleÅŸmede kararlaÅŸtırılan iÅŸin bitiminden önce iÅŸveren tarafından haksız nedenlerle, iÅŸçi tarafından ise haklı nedenlerle feshedilirse iÅŸçi kıdem tazminatı almaya hak kazanır.
İşçi Tarafından Haklı Nedenle Derhal Fesih Hakkı
İş Kanunu’nun 24.maddesine göre aÅŸağıda belirtilen nedenlerle iÅŸ akdi iÅŸçi tarafından feshedilerek kıdem tazminatına hak kazanılabilecektir:
-Sağlık Sebepleri:
-
İş sözleÅŸmesinin konusu olan iÅŸin yapılması iÅŸin niteliÄŸinden doÄŸan bir sebeple iÅŸçinin saÄŸlığı veya yaÅŸayışı için tehlikeli olursa.
‘’ ... UyuÅŸmazlığın hukuki dayanakları 4857 Sayılı kunun 120. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1475 Sayılı Kanunun 14. maddesi ile 4857 Sayılı Kanunun 24/I-a maddesidir. Sözü edilen yasal düzenlemeler uyarınca, iÅŸ sözleÅŸmesinin konusu olan iÅŸin yapılması iÅŸin niteliÄŸinden doÄŸan bir sebeple iÅŸçinin saÄŸlığı ve yaÅŸayışı için tehlikeli olması durumunda iÅŸçinin haklı nedenle iÅŸ akdini derhal feshetme hakkı doÄŸacaktır. Bunun sonucu olarak da kıdem tazminatı istenebilecektir..’’ (9. Hukuk Dairesi 2010/8165 E. , 2010/7207 K.)
-
İşçinin sürekli olarak yakından ve doÄŸrudan buluÅŸup görüÅŸtüÄŸü iÅŸveren yahut baÅŸka bir iÅŸçi bulaşıcı veya iÅŸçinin iÅŸi ile baÄŸdaÅŸmayan bir hastalığa tutulursa.
-Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Uymayan Haller ve Benzerleri:
-
İşveren iÅŸ sözleÅŸmesi yapıldığı sırada bu sözleÅŸmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya ÅŸartlar göstermek yahut gerçeÄŸe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle iÅŸçiyi yanıltırsa.
-
İşveren iÅŸçinin veya ailesi üyelerinden birinin ÅŸeref ve namusuna dokunacak ÅŸekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya iÅŸçiye cinsel tacizde bulunursa.
‘’… 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24 üncü maddesinin (II) numaralı bendinin (b) alt bendi gereÄŸince, iÅŸverenin iÅŸçiye veya aile üyelerinden birine hakaret etmesi, sövme fiilini iÅŸlemesi, sarkıntılıkta bulunması, iÅŸçiye iÅŸ sözleÅŸmesini haklı fesih imkânı verir. Åžeref ve namusa dokunacak söz ve davranışların, iÅŸveren veya iÅŸveren vekili tarafından gerçekleÅŸtirilmiÅŸ olması hukukî sonucu deÄŸiÅŸtirmez. Bu eylemlerin Türk Ceza Kanunu'na göre suç teÅŸkil etmesi de ÅŸart deÄŸildir.’’ ( 9. Hukuk Dairesi 2010/39298 E. , 2013/265 K. ) -
İşveren iÅŸçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataÅŸmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut iÅŸçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut iÅŸçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç iÅŸlerse yahut iÅŸçi hakkında ÅŸeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa.
-
İşçinin diÄŸer bir iÅŸçi veya üçüncü kiÅŸiler tarafından iÅŸyerinde cinsel tacize uÄŸraması ve bu durumu iÅŸverene bildirmesine raÄŸmen gerekli önlemler alınmazsa.
-
İşveren tarafından iÅŸçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleÅŸme ÅŸartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse.
‘’… 4857 sayılı Yasa'nın 24/II-e maddesine göre iÅŸveren tarafından iÅŸçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleÅŸme ÅŸartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, iÅŸçi iÅŸ sözleÅŸmesini haklı olarak feshetme hakkı kazanır.
Somut uyuÅŸmazlıkta, davacı iÅŸçi, fazla mesai alacaklarının ödenmediÄŸi gerekçesiyle iÅŸ sözleÅŸmesini haklı nedene dayanarak 26.06.2014 tarihinde feshetmiÅŸtir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı iÅŸçinin fazla mesai ücretine hak kazandığı tespit edildiÄŸinden davacının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II. maddesi uyarınca iÅŸ sözleÅŸmesini haklı sebeple feshettiÄŸi sonucuna varılmalıdır. Mahkemece, davacının kıdem tazminatı talebinin kabulü yerine, yanılgılı deÄŸerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi hatalıdır.’’ (9. Hukuk Dairesi 2016/16260 E. , 2020/4961 K.) -
Ücretin parça başına veya iÅŸ tutarı üzerinden ödenmesi kararlaÅŸtırılıp da iÅŸveren tarafından iÅŸçiye yapabileceÄŸi sayı ve tutardan az iÅŸ verildiÄŸi hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek iÅŸçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa yahut çalışma ÅŸartları uygulanmazsa.
‘’ Davacının çalıştığı sırada ÅŸeflik unvanının geri alındığı ve düz iÅŸçi olarak çalışmasının istenildiÄŸi anlaşılmakla iÅŸ sözleÅŸmesinin davacı iÅŸçi tarafından 4857 sayılı İş Kanununun 24/II-f maddesi uyarınca haklı nedenle sona erdirildiÄŸi kabul edilmeli ve kıdem tazminatı talebi hüküm altına alınmalıdır.’’ (9. Hukuk Dairesi 2017/12908 E. , 2019/21623 K.)
-Zorlayıcı Sebepler:
-
İşçinin çalıştığı iÅŸyerinde bir haftadan fazla süre ile iÅŸin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa.
İşçinin Kıdem Tazminatına Hak KazanabileceÄŸi DiÄŸer Haller
-
İşçinin Muvazzaf Askerlik Hizmetine Gitmesi: Erkek iÅŸçiler, zorunlu askerlik hizmetleri dolayısıyla iÅŸten ayrılabilirler. İşveren bu gerekçeyle ayrılan iÅŸçisine kıdem tazminatını ve diÄŸer tüm alacaklarını ödemek zorundadır.
-
İşçinin Emekli Olması: İşçinin emekli olması halinde, iÅŸçi kıdem tazminatına hak kazanır. Yasal olarak iÅŸçinin emeklilik zamanı gelmiÅŸse, iÅŸçi kıdem tazminatına kendiliÄŸinden hak kazanabilecektir.
‘’Davalı kanunun kendisine verdiÄŸi emeklilik hakkını kullanmıştır. Kanunda tanınan bu hakkın amacı, iÅŸyerinde çalışarak yıpranmış olan ve bu arada sigortalılık yılı ile prim ödeme süresine ait yükümlülükleri tamamlamış olan iÅŸçinin, emeklilik için bir yaşı beklemesine gerek olmadan iÅŸ sözleÅŸmesini aktif sonlandırabilmesine imkan tanımaktır. Emeklilik hakkını kullanan iÅŸçi, kıdem tazminatına hak kazanır.’’ (Y22.HD – 2013/909 karar). -
Kadın İşçinin Evlenmesi: Kadın iÅŸçi, iÅŸ akdini evlenme gerekçesiyle feshettiÄŸinde kıdem tazminatına hak kazanır.
‘’ Kadın iÅŸçinin evlilik sebebiyle fesih hakkı, evlilik tarihinden itibaren baÅŸlar. Bu hak, sadece bayan eÅŸe tanınmış olup, resmi evlilik iÅŸleminin tamamlanmasından itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır.’’(9. Hukuk Dairesi 2012/10999 E. , 2014/16076 K.) -
Sendika YöneticiliÄŸi Yapılması: 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş SözleÅŸmesi Kanunu’nun 23.maddesinde, iÅŸyerinden sendika yönetimine seçildiÄŸi için ayrılan sendika yöneticilerinin kıdem tazminatı hakkında bazı yasal güvenceleri düzenlenmiÅŸtir.
İş sözleÅŸmesi askıya alınan yönetici; sendikanın tüzel kiÅŸiliÄŸinin sona ermesi, seçime girmemek, yeniden seçilmemek veya kendi isteÄŸi ile çekilmek suretiyle görevinin sona ermesi hâlinde, sona erme tarihinden itibaren bir ay içinde ayrıldığı iÅŸyerinde iÅŸe baÅŸlatılmak üzere iÅŸverene baÅŸvurabilir. İşveren, talep tarihinden itibaren bir ay içinde bu kiÅŸileri o andaki ÅŸartlarla eski iÅŸlerine veya eski iÅŸlerine uygun bir diÄŸer iÅŸe baÅŸlatmak zorundadır. Aksi takdirde iÅŸveren, iÅŸçinin kıdem tazminatı hakkını ödemek zorundadır. -
İşçinin Ölümü: İşçinin ölmesi halinde geriye kalan mirasçıları kıdem tazminatı talebinde bulunabilirler.
Zamanaşımı Süresi
Kıdem tazminatı zamanaşımı süresi iÅŸ akdinin feshinden itibaren 5 yıldır. İşçi, kıdem tazminatı talebiyle 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde dava açmazsa, daha sonra aynı çalışmasıyla ilgili kıdem tazminatı talebinde bulunduÄŸunda davalı taraf zamanaşımı itirazında bulunabilir.
Kıdem Tazminatının Hesaplanması
Kıdem tazminatının hesaplanmasında göz önüne alınacak kıdem süresinin baÅŸlangıcı, kanunda belirtildiÄŸi üzere, iÅŸçinin “iÅŸe baÅŸladığı” tarihtir. Böyle olmakla birlikte, iÅŸçinin yapılan sözleÅŸme uyarınca iÅŸverenin emir ve talimatlarına hazır bulunmasıyla beraber çeÅŸitli sebeplerle çalışmaya baÅŸlatılmaması halinde, bu durumun ortaya çıkmasından itibaren geçen süre çalışılmış sayılacağından, kıdem tazminatının kazanılmasında ve hesaplanmasında iÅŸçinin kıdemi, iÅŸverenin emir ve talimatlarına hazır bulunduÄŸu andan itibaren iÅŸlemeye baÅŸlar. Kanunda açıkça belirtildiÄŸi gibi, iÅŸ sözleÅŸmesinin devamınca geçen süre kıdem tazminatının hesabında dikkate alınır. Öyleyse deneme süreli iÅŸ sözleÅŸmesinin yapılmış olması halinde deneme süresi ile iÅŸçinin herhangi bir nedenle çalışmadığı süreler kıdeme dahil sayılır. Kıdem tazminatına hak kazanmak için hesaplanacak sürenin sonu, süresiz fesih bildirimi ile sözleÅŸmenin sona erdirildiÄŸi durumlarda fesih bildiriminin yapıldığı gün, süreli fesihlerde ise fesih bildirim süresinin sona erdiÄŸi gündür.
İşçinin kıdem tazminatı ödemesinde iki husus önem arz etmektedir. Bunlardan ilki iÅŸçinin brüt ücreti olup, bir diÄŸer husus ise iÅŸçinin iÅŸveren bünyesinde kıdemidir. Kıdem tazminatı, iÅŸçinin en son aldığı brüt ücret üzerinden hesaplanır. İşçinin, kıdem tazminatı kapsamında 1475 sayılı İş Kanunu gereÄŸince 1 yıllık kıdemine istinaden 30 günlük ücrete hak kazanacağı hüküm altına alınmıştır.
Örnek Yargıtay Kararları
Özet: Davacının iÅŸ sözleÅŸmesini haklı nedenle feshettiÄŸinin kabulü ile kıdem tazminatının kabulüne karar verilmesi gerekir.
‘’Somut uyuÅŸmazlıkta, davacı asıl 28.12.2010 tarihli dilekçe ile davalı iÅŸyerinde diÅŸ hekimi olarak görev yapmasına raÄŸmen özlük haklarından yoksun bırakıldığını, 2011 yılından itibaren ücretinin temizlik görevlisi ücretine düÅŸürülerek ödeneceÄŸini öÄŸrenmesi sebebiyle ... sözleÅŸmesini haklı nedenle feshettiÄŸini bildirmiÅŸtir. Dinlenen tanık beyanları ile davacının davalı iÅŸyerinde diÅŸ hekimi olarak çalıştığı ve 2011 yılından itibaren ücretinin düÅŸürüldüÄŸü sabittir. Bu hâlde davacının ... sözleÅŸmesini haklı nedenle feshettiÄŸinin kabulü ile kıdem tazminatının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı ÅŸekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiÅŸtir.’’ (9. Hukuk Dairesi 2022/13980 E. , 2022/18198 K.)
Özet: Davacı iÅŸçinin fiilinin doÄŸruluk ve baÄŸlılık kuralının ihlali niteliÄŸinde olduÄŸu ve davalı iÅŸverenin fesihte haklı olduÄŸu gözetilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekir.
‘’ Davacı iÅŸçinin davalı iÅŸyerinde iÅŸe baÅŸlarken yaptığı iÅŸ görüÅŸmesi esnasında askerlik görevini ifa ettiÄŸini, belgesinide daha sonra temin ederek iÅŸyerine sunabileceÄŸini beyan ettiÄŸi,davalı iÅŸvereninde davacının askerlik görevini ifa ettiÄŸini düÅŸündüÄŸü ve davacı iÅŸçiyi bu ÅŸekilde iÅŸe aldığı, bir müddet çalışmadan sonra daha fazla erteleme imkanı bulamayan davacı iÅŸçinin zorunlu askerlik hizmetini yerine getirmek için iÅŸyerinden ayrılmak zorunda kalması üzerine davacı iÅŸçinin iÅŸe baÅŸlama esnasında “askerlik görevimi yaptım” ÅŸeklindeki yanıltıcı beyanının ortaya çıkmaması için gerçek olmadığı anlaşılan sefer görev emri ibraz ederek zorunlu askerlik hizmetine gideceÄŸi halde sefer görev emri ile gideceÄŸi ÅŸeklinde yanıltıcı beyanda bulunup gerçeÄŸe aykırı belge verdiÄŸi, davacı iÅŸçinin iÅŸ akdinin bu durumun ortaya çıkması üzerine açıklanan eylemleri nedeniyle feshedildiÄŸi dosyadaki bilgi ve belgelerle sabittir.
Davacı iÅŸçinin yukarıda izah edilen fiilinin doÄŸruluk ve baÄŸlılık kuralının ihlali niteliÄŸinde olduÄŸu ve davalı iÅŸverenin fesihte haklı olduÄŸu gözetilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiÅŸtir.’’ ( 9. Hukuk Dairesi 2021/6394 E. , 2021/10519 K.)
Özet: İşçi feshin geçersizliÄŸi isteminde bulunduÄŸu davadan baÅŸka, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağı istemi ile bir dava da açmış bulunabilir. Bu durumda, feshin geçersizliÄŸine iliÅŸkin dava bekletici mesele yapılmalıdır.
‘’ Dosya içeriÄŸinden, davacının diÄŸer alacak kalemlerinin yanısıra 04.09.2018 tarihli birleÅŸen davada kıdem ve ihbar tazminatları ile 07.12.2017 tarihli asıl davada yıllık ücretli izin alacağı da talep ettiÄŸi; iÅŸ bu dava dışında ayrıca 13.11.2017 tarihinde ... 4. İş Mahkemesi’nin 2017/1384 esas sayılı dava dosyası ile iÅŸe iade davası açtığı anlaşılmaktadır.
İşçi feshin geçersizliÄŸi isteminde bulunduÄŸu davadan baÅŸka, kıdem ve ihbar tazminat ile yıllık izin alacağı istemi ile bir dava da açmış bulunabilir. Bu durumda, feshin geçersizliÄŸine iliÅŸkin dava bekletici mesele yapılmalıdır. Neticeye göre, iÅŸe iade davası reddedilmiÅŸ ve red kararı kesinleÅŸmiÅŸ ise fesih mahkeme kararının sonucuna göre haklı ya da geçerli hale geleceÄŸinden alacak davasına devam edilmelidir. Yine, iÅŸe iade davası kabul edilmiÅŸ ve karar kesinleÅŸmiÅŸ ancak iÅŸçi süresinde iÅŸe baÅŸlama baÅŸvurusunda bulunmamışsa veya baÅŸvuruda bulunmuÅŸ ancak iÅŸverenin süresinde iÅŸe davet etmesine raÄŸmen iÅŸçi iÅŸe davete icabet etmemiÅŸ ise fesih geçerli hale geleceÄŸinden alacak davasına devam edilmelidir. Ancak iÅŸveren iÅŸçiyi süresinde baÅŸvuruya raÄŸmen iÅŸe baÅŸlatmamış ise eldeki alacak davasının feshe baÄŸlı alacaklar açısından erken açıldığının kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının bu nedenle usulden reddine karar verilmelidir. Feshin geçersizliÄŸine karar verilmesi ve iÅŸçinin iÅŸverene baÅŸvurması üzerine iÅŸe baÅŸlatılması halinde ise davaya konu fesih ortadan kalktığından, feshe baÄŸlı alacaklar reddedilmelidir.
Somut uyuÅŸmazlıkta; davacı tarafça ... 4. İş Mahkemesi’nin 2017/1384 esas sayılı dava dosyası ile açılan iÅŸe iade davasının sonucu Mahkemece araÅŸtırılmamıştır. Mahkemece bu konuda gerekli araÅŸtırma yapılmalı, asıl dava ile istenen kıdem ve ihbar tazminatları ile birleÅŸen dava ile istenen yıllık ücretli izin alacağı konusunda bu araÅŸtırmanın sonucuna göre yukarıda açıklanan hususlarda gözetilerek bir karar verilmelidir.’’ (9. Hukuk Dairesi 2020/5146 E. , 2021/6989 K.)
Özet: Statü deÄŸiÅŸikliÄŸinin iÅŸçinin iradesine baÄŸlı olarak gerçekleÅŸtiÄŸi, aynı iÅŸyerinde çalışmaya devam etmek ile birlikte iÅŸ kanununa tabi iÅŸ sözleÅŸmesinin iÅŸçinin isteÄŸi ile son bulduÄŸu, bu nedenle iÅŸ sözleÅŸmesinin devrinden söz edilemeyeceÄŸi, kendi isteÄŸiyle iÅŸ akdi son bulan iÅŸçinin kıdem tazminatı isteme hakkı bulunmadığının kabulü gerekir.
‘’ Kıdem tazminatı, feshe baÄŸlı haklardan olsa da, iÅŸ sözleÅŸmesinin sona erdiÄŸi her durumda talep hakkı doÄŸmamaktadır.
İşçinin, kamu kurumlarında iÅŸçilikte geçen hizmetlerinin birleÅŸtirilmesi için önceki çalışmaların, fesih ÅŸekli itibarıyla kıdem tazminatına hak kazanacak ÅŸekilde sona ermesi gerektiÄŸi mülga 1475 sayılı Kanun'un 14/5. maddesinde açık biçimde düzenlenmiÅŸtir.
İşyerinde iÅŸçi statüsünde çalışmakta olan ve kendi isteÄŸi ile ayrılarak bir kamu kurumunda memur ya da sözleÅŸmeli personel olarak çalışmaya baÅŸlayan iÅŸçi yönünden yapılan iÅŸlemin prosedür gereÄŸi olduÄŸundan da söz edilemez. İşçi daha iyi ÅŸartlarda ve ayrı bir statüde çalışma yolunu seçmiÅŸtir. Bu itibarla istifa ile sona eren dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması doÄŸru olmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları da bu doÄŸrultudadır. (Yargıtay H.G.K. 15.10.2008 gün 2008/ 9-586 E, 2008/ 633 K. ; 28.11.2007 gün 2007/ 9-814 E, 2008/ 896 K.).
Somut olayda davacı; davalı kurumda, 01.06.1975-28.06.1998 tarihleri arasında iÅŸçi statüsünde, 29.06.1998-28.06.2013 tarihleri arasında ise sözleÅŸmeli personel statüsünde çalışmıştır. 2.6.1997 tarihli dilekçe ile, 1983 yılından beri sanatkar iÅŸçi olarak çalıştığını, Atatürk Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu elektrik bölümü mezunu olduÄŸunu, iÅŸyerinde kalmak kaydı ile memur kadrosuna geçmek istediÄŸini belirtmiÅŸtir. Bu dilekçeden davacının, kendi isteÄŸi ile iÅŸçi statüsünden sözleÅŸmeli personel statüsüne geçmek istediÄŸi anlaşılmaktadır. Davalı idarenin ihtiyaç nedeniyle davacı dahil 78 iÅŸçiyi sözleÅŸmeli personel statüsüne geçirmiÅŸ olması, statü deÄŸiÅŸikliÄŸinin davacının iradesi ve istemi dışında gerçekleÅŸtirildiÄŸini göstermemektedir. Statü deÄŸiÅŸikliÄŸinin iÅŸçinin iradesine baÄŸlı olarak gerçekleÅŸtiÄŸi, aynı iÅŸyerinde çalışmaya devam etmek ile birlikte iÅŸ kanununa tabi iÅŸ sözleÅŸmesinin 28.06.1998 tarihinde iÅŸçinin isteÄŸi ile son bulduÄŸu, 29.06.1998 tarihinden itibaren idari mahiyetteki iÅŸ sözleÅŸmesi ile çalışmasının devam ettiÄŸi, bu nedenle iÅŸ sözleÅŸmesinin devrinden söz edilemeyeceÄŸi, kendi isteÄŸiyle iÅŸ akdi son bulan iÅŸçinin kıdem tazminatı isteme hakkı bulunmadığının kabulü gerektiÄŸi sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiÅŸtir.’’ (9. Hukuk Dairesi 2021/11699 E. , 2021/15907 K.)
İHBAR TAZMİNATI
Kavram
İhbar tazminatı, 4857 sayılı İş Kanunumuzun 17. maddesinde "Süreli Fesih" baÅŸlığı altında düzenlenmiÅŸtir. Her ne kadar söz konusu madde metninde tanımı yapılmış olmasa da ihbar tazminatı, belirsiz süreli iÅŸ sözleÅŸmesini, fesih ihbar sürelerine uymaksızın fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gerekecek olan tazminat türüdür.
Belirtmek gerekir ki, ihbar tazminatı, iÅŸ sözleÅŸmesi feshedilen tarafın talep edebileceÄŸi bir haktır. ÖrneÄŸin iÅŸçi, iÅŸ sözleÅŸmesini haklı nedenle feshetmiÅŸ olsa dahi ihbar tazminatına hak kazanamaz. İhbar tazminatı talep edebilmek için bir zararın gerçekleÅŸtiÄŸinin ispatlanmasına da gerek yoktur.
Fesih bildirim ÅŸartına uymayan taraf, bildirim süresine iliÅŸkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır. İşçinin tabi olduÄŸu ihbar süresine göre ihbar tazminatının miktarı deÄŸiÅŸir ve hesaplamada giydirilmiÅŸ ücret esas alınır.
Fesih Bildirim Süreleri
Fesih bildirimi süreleri, iÅŸçinin ne kadar süre boyunca çalıştığına göre deÄŸiÅŸiklik gösterir. İş Kanunu’nun 17. Maddesi uyarınca;
‘’İş sözleÅŸmeleri;
a) İşi altı aydan az sürmüÅŸ olan iÅŸçi için, bildirimin diÄŸer tarafa yapılmasından baÅŸlayarak iki hafta sonra,
b) İşi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüÅŸ olan iÅŸçi için, bildirimin diÄŸer tarafa yapılmasından baÅŸlayarak dört hafta sonra,
c) İşi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüÅŸ olan iÅŸçi için, bildirimin diÄŸer tarafa yapılmasından baÅŸlayarak altı hafta sonra,
d) İşi üç yıldan fazla sürmüÅŸ iÅŸçi için, bildirim yapılmasından baÅŸlayarak sekiz hafta sonra,
feshedilmiÅŸ sayılır.’’
İş sözleÅŸmesi feshedilecekse, taraflar bu sürelere uymak zorundadırlar. Fesih ihbar sürelerinden hangisine tabi olunduÄŸunun tespitinde, feshin bildirildiÄŸi tarih esas alınır.
Kanunda öngörülen fesih ihbar süreleri asgari olup, sözleÅŸme ile artırılması mümkündür. Kanun hükmü nispi emredici nitelikte olduÄŸundan, ihbar süreleri her iki taraf için eÅŸit olarak artırılabilir ya da yalnızca iÅŸçi lehine artırılabilir.
Belirtmek gerekir ki, hakkın kötüye kullanımına yol açacak ÅŸekilde ihbar süreleri artırılamaz. Yargıtay’a göre, üst sınır en fazla ihbar ve kötü niyet tazminatlarının toplamı kadar olabilir.
Yapılacak fesih beyanıyla ihbar süresi iÅŸlemeye baÅŸlayacaktır. Bu süre içerisinde tarafların hak ve borçları da son bulmayacağından, iÅŸ sözleÅŸmesi aynen devam eder. Ayrıca özellikle belirtmek gerekir ki, söz konusu süre içerisinde gerçekleÅŸen bazı olaylar haklı nedenle feshe olanak dahi saÄŸlayabilmektedir.
İşverenin ihbar süresini bölerek sürenin bir kısmına uyması, uymadığı sürenin ise ücretini ödemesi mümkün deÄŸildir. Yargıtay, ihbar süresinin bölünmezliÄŸi kuralını benimsemektedir. Bildirim süresinin bölünmesi durumunda, bildirim süresinin verilmediÄŸi kabul edilmektedir.
İş Kanunu’nun 17.maddesinin 5.fıkrasına göre; iÅŸveren, bildirim süresine ait ücreti peÅŸin vermek suretiyle iÅŸ sözleÅŸmesini feshedebilir. Bu hak yalnızca iÅŸverene tanınmış bir haktır. İşçinin ihbar tazminatını peÅŸin ödemek suretiyle iÅŸ sözleÅŸmesini feshetmesi gibi bir durum söz konusu deÄŸildir.
Örnek Yargıtay Kararları
Özet: Daha önce süreli fesih hakkının kullanılmış olması, bildirim süresi içinde koÅŸulları varsa daha sonra haklı nedenle derhal fesih hakkının kullanılmasına engel olmaz.
‘’Fesih bildirimi süresi içinde tarafların durumunda herhangi bir deÄŸiÅŸiklik meydana gelmez. Fesih bildiriminin karşı tarafa ulaÅŸtığı andan itibaren iÅŸ sözleÅŸmesinin son bulduÄŸu tarihe kadar geçmesi gereken bu süre içinde iÅŸçi ile iÅŸveren arasında sözleÅŸme bütün hak ve borçları ile eskisi gibi devam eder. Taraflar iÅŸ sözleÅŸmesinden doÄŸan tüm borçlarını aynen yerine getirmek zorundadırlar.
Bildirim süresi içerisinde taraflardan birinin borcunu yerine getirmekten kaçınması veya herhangi bir haklı fesih nedeninin ortaya çıkması halinde karşı taraf haklı nedenle derhal fesih hakkını kullanabilir. BaÅŸka bir anlatımla, daha önce süreli fesih hakkının kullanılmış olması, bildirim süresi içinde koÅŸulları varsa daha sonra haklı nedenle derhal fesih hakkının kullanılmasına engel olmaz.’’ (9. Hukuk Dairesi 2016/25192 E. , 2020/10125 K.)
Özet: Özel EÄŸitim kurumlarında çalışan öÄŸretmenlerin sözleÅŸmeleri belirli süreli sözleÅŸme olduÄŸundan ihbar tazminatına hak kazanamazlar.
‘’Davacı iÅŸçi davalıya ait özel eÄŸitim kurumunda 5580 Sayılı Özel ÖÄŸretim Kurumları Kanununa tabi rehber öÄŸretmen olarak çalışmıştır.
Yargıtay İçtihadı BirleÅŸme Genel Kurulu'nun 2017/1 E. 2018/2 K. ve 23/02/2018 tarihli kararı ile 5580 sayılı Özel ÖÄŸretim Kurumları Kanunu'nun 9. maddesinde belirtilen Özel ÖÄŸretim Kurumlarında çalışan öÄŸretmenlerin sözleÅŸmelerinin kanundan kaynaklanan belirli süreli iÅŸ sözleÅŸmesi olduÄŸu kabul edilmiÅŸtir. Belirli süreli iÅŸ sözleÅŸmesinin feshinde ihbar öneli tanınması söz konusu olmadığından davacının ihbar tazminatına hak kazanması da söz konusu olmaz. Mahkemece ihbar tazminatı isteÄŸinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiÅŸtir.’’ (9. Hukuk Dairesi 2016/13447 E. , 2020/2101 K.)
Özet: İşçi iÅŸ sözleÅŸmesini haklı nedenle feshetmesi halinde ihbar tazminatına hak kazanamaz.
‘’Somut olayda, davacı iÅŸçi dava dilekçesinde; eÅŸinin hamile olması ve hak ettiÄŸi ücretlerin ödenmemesi üzerine maddi sıkıntıya düÅŸtüÄŸünden bahisle iÅŸ sözleÅŸmesini haklı nedenle feshetmek istediÄŸini ancak iÅŸverence iradesinin fesada uÄŸratıldığını ileri sürmüÅŸ, davalı iÅŸveren ise davacının istifa ettiÄŸini savunmuÅŸtur. İlk Derece Mahkemesince, davacının istifa dilekçesini kendisine tazminatlarının ödeneceÄŸi inancıyla verdiÄŸi, gerçek iradesinin tazminatlarından vazgeçerek iÅŸ sözleÅŸmesini feshetmek olmadığı gerekçesi ile iÅŸ sözleÅŸmesinin davalı iÅŸverence haklı nedenle feshedildiÄŸinin ispat edilemediÄŸinden bahisle dava konusu kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulüne karar verilmiÅŸ ise de davacının dava dilekçesindeki beyanlarına göre iÅŸ sözleÅŸmesinin kabul edilenin aksine davalı iÅŸverence deÄŸil davacı iÅŸçi tarafından hak ettiÄŸi ücretlerin ödenmemesi üzerine haklı nedenle feshedildiÄŸi, fesih tarihi itibari ile davacının ödenmeyen ikramiye ve bonus alacaklarının bulunduÄŸunun anlaşılmasına göre iÅŸçinin haklı feshinin ispat edildiÄŸi gözetilerek davacı lehine kıdem tazminatına hükmedilmesi isabetli ise de yukarıda açıklandığı üzere iÅŸ sözleÅŸmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmadığından ihbar tazminatının reddi gerekirken hatalı gerekçe ile yazılı ÅŸekilde kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiÅŸtir.’’ (9. Hukuk Dairesi 2021/4339 E. , 2021/10269 K.)
Özet: Haklı nedenle fesih sebebi bulunmasına raÄŸmen 4857 sayılı İş Kanunu’nun 26. Maddesinde öngörülen hak düÅŸürücü süreden sonra iÅŸçi ya da iÅŸveren tarafından sözleÅŸmenin feshedilmesi halinde ihbar tazminatı ödenmesi gerekir.
‘’Mahkemece asıl dava ve karşı davada verilen hüküm birbiriyle çeliÅŸki yaratmıştır. Åžöyle ki, ihbar tazminatı, belirsiz süreli iÅŸ sözleÅŸmesini haklı bir nedeni olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iÅŸ sözleÅŸmesinin Kanunun 24 ve 25. madde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiÅŸ olması ve Kanunun 17. maddesinde belirtilen ÅŸekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedenine raÄŸmen iÅŸçi ya da iÅŸverenin 26. maddede öngörülen hak düÅŸürücü süre içinde fesih yoluna gitmemeleri halinde sonraki fesihlerde karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüÄŸü doÄŸar.’’ (9. Hukuk Dairesi 2022/2747 E. , 2022/3868 K.)
Özet: İşverenin haklı fesih iddiasını ispatlayamadığı hallerde iÅŸçi lehine ihbar tazminatına hükmedilmesi gerekir.
‘’ Somut olayda, davacı vekili müvekkilinin iÅŸ sözleÅŸmesinin haksız olarak feshedildiÄŸini iddia etmiÅŸ, davalılar davacının görevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar ettiÄŸini ve iÅŸ sözleÅŸmesinin İş Kanunu’nun 25/II maddesine göre haklı sebeple feshedildiÄŸini savunmuÅŸtur.
Mahkemece davacının baÅŸka bir ÅŸantiyede görevlendirmesinin sözleÅŸmedeki nakil yetkisine dayandığı ve deÄŸiÅŸikliÄŸin hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olmadığı, çalışma koÅŸullarında esaslı deÄŸiÅŸiklik ortaya çıkarmadığı gerekçesiyle ve İş Kanunu’nun 25/II-h bendi de dayanak gösterilerek kıdem ve ihbar tazminatı isteÄŸinin reddine karar verilmiÅŸtir.
Dosya kapsamında mevcut 24.01.2015 tarihli yazı ile davacının "24.01.2015 tarihinde ... Santralinde çalışma ile ilgili idari amiri Kadir UÄŸur tarafından görevlendirilmesine raÄŸmen bu emre karşı geldiÄŸi" belirtilerek savunması talep edilmiÅŸtir. Davacı savunmasında "bize 1500 metre beton var diyorlar. Sabah saat 06:00'da iÅŸe getiriyorlar. 5.sefer attıktan sonra beni ...'ya göndermek istediler. Ben de gitmedim. Madem burada iÅŸ var ...'ya niye gönderiliyorum" ÅŸeklinde beyanda bulunmuÅŸ yine 26.01.2015 tarihli ihtar yazısında davacının çalışma esnasında kullanması gereken kiÅŸisel koruyucu eÅŸyaları kullanmadığının tespit edildiÄŸi belirtilerek aynı davranışını tekrarlamaması hususunun ihtar edildiÄŸi, aksi takdirde iÅŸ sözleÅŸmesinin feshedileceÄŸinin bildirildiÄŸi anlaşılmaktadır.
Mahkemenin davacının baÅŸka bir ÅŸantiyede görevlendirmesinin sözleÅŸmedeki nakil yetkisine dayandığı, geçici olduÄŸu ve deÄŸiÅŸikliÄŸin hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olmadığı ÅŸeklindeki kabulü dosya kapsamına göre yerindedir. Ancak davacının bu görevi ifa etmemesi nedeniyle ihtar edildiÄŸine ve bahsedilen davranışını tekrar ettiÄŸine iliÅŸkin belge bulunmadığı gibi farklı bir sebep ihtiva eden ve davacının ihtar edildiÄŸi kiÅŸisel koruyucu eÅŸyalarını kullanmadığının tespit edilmesi olgusundan sonra da davacının bu davranışını tekrarladığına iliÅŸkin bilgi ve belge bulunmamaktadır. DiÄŸer taraftan iÅŸ sözleÅŸmesinin haklı sebeple feshi için, iÅŸçinin davranışının taraflar arasında bulunması gereken güven temelini sarsacak ağırlıkta bulunması gerekmekte olup, somut olayda güven temelinin sarsılmasına sebep olacak bir davranış söz konusu deÄŸildir. Bu nedenlerle davacının iÅŸ sözleÅŸmesinin haklı sebeple feshedildiÄŸi davalı tarafça ispatlanamadığından kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiÅŸtir.’’
(9. Hukuk Dairesi 2017/16763 E. , 2020/10971 K.)
Özet: İşçinin mülga 1475 sayılı Kanun’un 14.maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi sebeplerle iÅŸ sözleÅŸmesini feshetmesi durumunda hem iÅŸçi hem iÅŸveren tarafından ihbar tazminatı istenemez.
‘’ Somut uyuÅŸmazlıkta, davacı iÅŸ sözleÅŸmesinin 04.03.2019 tarihinde haksız olarak iÅŸveren tarafından feshedildiÄŸini belirtirken, davalı taraf davacının emeklilik nedeniyle iÅŸten ayrıldığını savunmuÅŸtur. Davacı tanıklarının ve davalı tanıklarından C.A. dışındaki tanıklar davacının iÅŸ sözleÅŸmesinin feshine iliÅŸkin bilgilerinin olmadığını beyan etmiÅŸlerdir. Davalı tanığı C.A. ise davacının iÅŸyerinden emeklilik nedeniyle kendisinin ayrıldığını beyan etmiÅŸtir. Davacıya ait iÅŸten çıkış bildirgesinde iÅŸten ayrılış nedeninin emeklilik olarak belirtildiÄŸi anlaşılmaktadır. Dairemizin eksiklik talebi sonrasında UYAP üzerinden gönderilen davacıya ait tahsis talep ve beyan taahhüt belgesine göre davacının 05.03.2019 tarihinde yaÅŸlılık aylığı baÄŸlanması için Sosyal Güvenlik Kurumuna baÅŸvurduÄŸu anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, davacının iÅŸten çıkış bildirgesindeki iÅŸten ayrılış nedeni, davalı tanık beyanı ve tahsis talep dilekçesi tarihi dikkate alındığında davacının iÅŸyerinden emeklilik nedeniyle ayrıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekli iken Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiÅŸtir.’’ (9. Hukuk Dairesi 2021/13393 E. , 2022/2709 K.)
Özet: İhbar tazminatı bakımından aynı iÅŸverene baÄŸlı bir ya da deÄŸiÅŸik iÅŸ yerlerinde çalışılan sürelerin birleÅŸtirilerek hesaplama yapılması mümkün deÄŸildir.
‘’Mahkemece davacının ihbar tazminatına hak kazandığı deÄŸerlendirilerek, iÅŸyerinde geçen toplam 10 yıl 10 ay 7 gün olan tüm hizmet süresine göre 8 haftalık ihbar tazminatına hükmedilmiÅŸtir. Ne var ki Mahkemenin bu tespiti isabetli görülmemiÅŸtir. Zira; 1475 sayılı Yasanın 14/2 maddesinde yer alan iÅŸçinin aynı iÅŸverene baÄŸlı olarak bir ya da deÄŸiÅŸik iÅŸyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleÅŸtirileceÄŸine yönelik yukarıda açıklanan düzenlemeye paralel bir düzenleme ihbar tazminatı bakımından mevzuatta yer almamaktadır. Bu sebeple ihbar tazminatı yönünden aynı iÅŸverene baÄŸlı olarak bir ya da deÄŸiÅŸik iÅŸyerlerinde çalışılan sürelerin birleÅŸtirilmesi suretiyle hesaplama yapılması mümkün bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle; her bir çalışma dönemi için ayrı ayrı deÄŸerlendirme yapılarak, iÅŸ akdinin ihbar tazminatını gerektirir biçimde sona erip ermediÄŸi belirlenmeli, ihbar tazminatına hak kazanıldığının tespiti halinde söz konusu döneme iliÅŸkin hizmet süresi ve o dönemin son ücreti üzerinden hesaplamaya gidilmelidir. Davacı iÅŸçinin ilk dönem çalışması ihbar tazminatını gerektirmeyecek biçimde kendisi tarafından feshedilmiÅŸtir. İkinci dönem çalışmasında ise davacı ihbar süresini kullanmak istemediÄŸine dair dilekçe vermiÅŸ olup, buna göre ihbar tazminatı alacağına hak kazanılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yanılgılı olarak alacaÄŸa hükmedilmesi ise hatalı bulunup bozmayı gerektirmiÅŸtir.’’ (9. Hukuk Dairesi 2016/30941 E. , 2020/15949 K.)
Özet: Bildirim süreleri içerisinde iÅŸ arama izninin kullandırılmamış olması bildirim sürelerinin kullandırılmadığı anlamına gelmediÄŸinden ihbar tazminatı talebi reddedilmelidir.
‘’ Dosyadaki bilgi ve belgelerden davalı iÅŸveren tarafından yasal ihbar öneli verilerek iÅŸ akdinin feshedileceÄŸinin davacı iÅŸçiye bildirildiÄŸi anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı iÅŸveren tarafından ihbar öneli içerisinde iÅŸ arama izninin kullandırıldığı ispat edilmemiÅŸ ise de, iÅŸ arama izninin kullandırılmamış olması ihbar önelinin geçerli olmadığı sonucunu doÄŸurmayacağından davacının ihbar tazminatına yönelik talebinin reddi yerine yazılı ÅŸekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiÅŸtir.’’ (9. Hukuk Dairesi 2017/19184 E. , 2020/15262 K.)
Özet: Devralan iÅŸveren ihbar tazminatından tek başına sorumlu olup devreden iÅŸverenin sorumluluÄŸu bulunmamaktadır.
‘’Feshe baÄŸlı diÄŸer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden sorumluluk ise son iÅŸverene ait olmakla devreden iÅŸverenin bu iÅŸçilik alacaklarından sorumluluÄŸu bulunmamaktadır. Devralan iÅŸveren ihbar tazminatı ile kullandırılmayan izin ücretlerinden tek başına sorumludur. İşyerinin devredildiÄŸi tarihe kadar doÄŸmuÅŸ bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı İş Kanununun 6. maddesi uyarınca devreden iÅŸveren ile devralan iÅŸveren müÅŸtereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır. Devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doÄŸan sözü edilen iÅŸçilik alacakları sebebiyle devreden iÅŸverenin sorumluluÄŸunun olmadığı açıktır. Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi iÅŸçilik alacaklarından devralan iÅŸveren tek başına sorumludur. Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı iÅŸçinin gerçek kiÅŸi ... yanında iÅŸe baÅŸladığı daha sonra gerçekleÅŸen ÅŸirketleÅŸme sonucunda davacının ÅŸirkete devredildiÄŸi, iÅŸ sözleÅŸmesinin davalı ... Kum San. ve Tic. Ltd. Åžti. de devam eden çalışma esnasında sona erdiÄŸi anlaşılmaktadır. Davanın açıldığı tarihin 2015 olduÄŸu gözetildiÄŸinde hafta tatili ücreti, fazla mesai ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti talepleri bakımından devir tarihi ile dava tarihi arasında 2 yıllık hak düÅŸürücü süre geçtiÄŸinden davalı devreden iÅŸveren ...’ın sorumluluÄŸu yoktur. Devreden iÅŸverenin yıllık izin ücret alacağı ile ihbar tazminatından da sorumlu tutulamayacağı gözetildiÄŸinde sonucu itibari ile ihbar tazminatı, yıllık izin, hafta tatili ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacak talepleri bakımından sorumlu olmayan davalı ... hakkındaki davanın reddi gerekirken bu alacaklar bakımından hüküm kurulmaması hatalıdır.’’ (9. Hukuk Dairesi 2016/30897 E. , 2021/595 K.)
KÖTÜNİYET TAZMİNATI
Genel Olarak
Kötü niyet tazminatı, iÅŸ güvencesi kapsamı dışında olan ve belirsiz süreli iÅŸ sözleÅŸmesi ile çalışan bir iÅŸçinin iÅŸ sözleÅŸmesinin, iÅŸveren tarafından dürüstlük kuralına aykırı ve kötü niyetli sebeplerle feshedilmesi durumunda iÅŸçiye ödenen tazminattır.
Fesih hakkının kötüye kullanıldığından söz edebilmek için feshin usulsüz olması zorunlu deÄŸildir. Usulüne uygun yapılmış bir fesih de kötüye kullanılmış olabilir.
İş güvencesine tabi olan iÅŸçilerin iÅŸ sözleÅŸmelerinin feshedilmesinde kötü niyet iddiasında bulunmaları halinde, bu iddialar doÄŸrudan kötü niyet tazminatı kapsamında deÄŸil, iÅŸe iade davası ve iÅŸe iade sistemi çerçevesinde incelenmelidir.
Fesihte hangi hallerin kötüniyet sayılacağı Kanunda belirtilmemiÅŸtir. ÖrneÄŸin İşçinin iÅŸverenin tasvip etmediÄŸi bir sendikaya üye olması nedeniyle, greve katılması sebebiyle veya iÅŸveren aleyhinde tanıklık etmesi nedeniyle iÅŸ sözleÅŸmesinin feshedildiÄŸi ortaya konulabildiÄŸi hallerde, kötüniyetli fesihten söz edilebilir.
Kanunda, fesih hakkının kötü niyetle kullanılması durumunda öngörülen maktu tazminat yalnızca iÅŸverenin feshi için düzenlenmiÅŸtir. İşçinin fesih hakkını kötüye kullanması ise İş Kanunu’nda düzenlenmemiÅŸ olmakla birlikte, bu durum genel hükümlere tabidir.
İş sözleÅŸmesini haklı nedenle fesheden iÅŸçinin de kötüniyet tazminatı talep etmesi mümkün deÄŸildir.
Feshin kötüniyetle yapıldığını ispat yükü, bunu iddia eden iÅŸçiye aittir.
Fesih hakkının kötüye kullanıldığı ispatlandığı takdirde ihbar süresine iliÅŸkin ücretin üç katı tutarında kötüniyet tazminatına hükmedilir.
Örnek Yargıtay Kararları
Özet: İş sözleÅŸmesinin iÅŸçinin iÅŸvereni ÅŸikayeti üzerine iÅŸyerinde yapılan denetim sonrasında iÅŸverence feshedildiÄŸi anlaşıldığından kötüniyet tazminatının kabulü gerekmektedir.
‘’…davacının iÅŸvereni Çalışma İl MüdürlüÄŸü'ne ÅŸikayet ettiÄŸine iliÅŸkin ÅŸikayet bilgilerinin bulunduÄŸu ve dinlenen davacı tanıklarının anlatımlarında davacının müracaatı üzerine iÅŸyerinde yapılan denetim sonucunda davacının iÅŸ sözleÅŸmesine son verildiÄŸini doÄŸruladıkları anlaşılmıştır. İşveren tarafından davacının ÅŸikayetinin öÄŸrenilmesi üzerine iÅŸ sözleÅŸmesinin iÅŸveren tarafından feshedildiÄŸi tanık beyanları ve dosya kapsamına göre ispatlanmış olmakla kötüniyet tazminatına hak kazandığının kabulü gerekir. Mahkemece kötüniyet tazminatının kabulü yerine hatalı gerekçe ile isteÄŸin reddi bozmayı gerektirmiÅŸtir.’’ (9. Hukuk Dairesi 2016/17538 E. , 2020/6331 K.)
YILLIK ÜCRETLİ İZİN
Genel Olarak
Yıllık ücretli izin, bir iÅŸ yerinde iÅŸe baÅŸladığı tarihten itibaren en az 1 yıl çalışmış iÅŸçilere, dinlenmeleri amacıyla tanınan ve kaynağını anayasadan alan bir haktır. Çalışanın emeÄŸine karşılık kazandığı bu hak, yalnızca dinlenme amacıyla kullanılabilir; dolayısıyla belirli bir mazeret için kullanılması mümkün deÄŸildir. Ayrıca, iÅŸ sözleÅŸmesi devam ederken bu iznin paraya çevrilmesi veya parası ödenerek kullanılmış sayılması da mümkün deÄŸildir.
Yıllık Ücretli İzne Hak Kazanma KoÅŸulları
Yıllık izne hangi koÅŸullarla hak kazanılacağı ve kullanımına iliÅŸkin usul ve esaslar İşK. md.53 ve devamı maddelerinde gösterilmiÅŸtir. Ayrıca konuya iliÅŸkin ayrıntılar 2004 tarihli Yıllık Ücretli İzin YönetmeliÄŸi’nde düzenlenmiÅŸtir.
-
İşçinin En Az Bir Yıl Çalışması: İş Kanunu’na göre, bir iÅŸçinin yıllık ücretli izne hak kazanabilmesi için iÅŸe fiilen baÅŸladığı tarihten itibaren en az bir yıl çalışmış olması gerekir. EÄŸer iÅŸ sözleÅŸmesinde deneme süresi öngörülmüÅŸse, bu süre de bir yıllık çalışma süresine dahil edilir. Ayrıca, bir yıllık sürenin hesabında aynı iÅŸverene ait farklı iÅŸyerlerinde geçen süreler toplanarak dikkate alınır. Bunun yanı sıra, farklı iÅŸverenler nezdinde ve fakat aynı iÅŸyerinde geçen hizmet süreleri de birleÅŸtirilir.
-
Yıllık Ücretli İzin Bakımından Çalışılmış Gibi Sayılan Haller: İş Kanunu'nun 55. maddesinde, yıllık izin hakkı hesaplanırken fiilen çalışılmasa bile çalışılmış sayılan süreler de düzenlenmiÅŸtir. Buna göre, iÅŸçinin yıllık izin hakkı için gerekli olan bir yıllık sürenin hesabında, fiilen çalıştığı sürelerle 55. maddede belirtilen sürelerin toplamı esas alınacaktır.
‘’AÅŸağıdaki süreler yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi sayılır:
a) İşçinin uÄŸradığı kaza veya tutulduÄŸu hastalıktan ötürü iÅŸine gidemediÄŸi günler (Ancak, 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen süreden fazlası sayılmaz.),
b) Kadın iÅŸçilerin 74 üncü madde gereÄŸince doÄŸumdan önce ve sonra çalıştırılmadıkları günler,
c) İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti dışında manevra veya herhangi bir kanundan dolayı ödevlendirilmesi sırasında iÅŸine gidemediÄŸi günler (Bu sürenin yılda 90 günden fazlası sayılmaz.),
d) Çalışmakta olduÄŸu iÅŸyerinde zorlayıcı sebepler yüzünden iÅŸin aralıksız bir haftadan çok tatil edilmesi sonucu olarak iÅŸçinin çalışmadan geçirdiÄŸi zamanın onbeÅŸ günü (iÅŸçinin yeniden iÅŸe baÅŸlaması ÅŸartıyla),
e) 66 ncı maddede sözü geçen zamanlar,
f) Hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri,
g) 3153 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmeliÄŸe göre röntgen muayenehanelerinde çalışanlara pazardan baÅŸka verilmesi gereken yarım günlük izinler,
h) İşçilerin arabuluculuk toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, bu kurullarda iÅŸçi temsilciliÄŸi görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantılara yahut iÅŸçilik konuları ile ilgili uluslararası kuruluÅŸların konferans, kongre veya kurullarına iÅŸçi veya sendika temsilcisi olarak katılması sebebiyle iÅŸlerine devam edemedikleri günler,
ı) Ek 2 nci maddede sayılan izin süreleri,
j) İşveren tarafından verilen diÄŸer izinler ile 65 inci maddedeki kısa çalışma süreleri,
k) Bu Kanunun uygulanması sonucu olarak iÅŸçiye verilmiÅŸ bulunan yıllık ücretli izin süresi.’’
Yıllık İzin Süreleri
Yıllık ücretli izin süreleri iÅŸçinin kıdemiyle orantılı olarak artar. Buna göre:
‘’a) Bir yıldan beÅŸ yıla kadar (beÅŸ yıl dahil) olanlara ondört günden,
b) BeÅŸ yıldan fazla onbeÅŸ yıldan az olanlara yirmi günden,
c) OnbeÅŸ yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden,
az olamaz. Yer altı iÅŸlerinde çalışan iÅŸçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır.’’
Kanunda, iÅŸçilerin yaşına göre yıllık izin sürelerini düzenleyen iki ayrı grup belirlenmiÅŸtir. Buna göre, 18 yaşından küçük ve 50 yaÅŸ ve üzeri iÅŸçilere, kıdem süreleri ne olursa olsun, yirmi günden az olmamak kaydıyla yıllık izin verilmesi zorunludur.
Yıllık izin süreleri iÅŸ günü olarak hesaplanır ve yıllık izin süresine denk gelen hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri izin süresine dahil edilmez. Aksi belirtilmedikçe, yıllık izin süresi hesaplanırken bir hafta altı iÅŸ günü olarak kabul edilir.
İş Kanunu’nun 56.maddesinin 4.fıkrasına göre; ‘’İşveren tarafından yıl içinde verilmiÅŸ bulunan diÄŸer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.’’
Ayrıca farklı olarak kısmi süreli ya da çaÄŸrı üzerine iÅŸ sözleÅŸmesi ile çalışanlar, yıllık ücretli izin hakkından tam süreli çalışanlar gibi yararlanır ve farklı iÅŸleme tabi tutulamaz.
​
İznin Uygulanması
Yıllık iznin ne zaman kullanılacağına karar verme yetkisi iÅŸverene aittir. İşveren, iÅŸyerinde yürütülen iÅŸin niteliÄŸi ve özelliklerini göz önünde bulundurarak, yıllık izinlerin her yılın belirli dönemlerinde kullanılmasını kararlaÅŸtırabilir. Bu yetki, iÅŸverenin iÅŸin devamlılığı ve düzenini saÄŸlamak amacıyla, izinleri planlı bir ÅŸekilde kullandırmasına olanak tanır.
İşçi, hak ettiÄŸi yıllık ücretli izni kullanmak istediÄŸinde, bu talebini en az bir ay önceden iÅŸverene bildirmekle yükümlüdür. İşçi yıllık izin isteminde, adını soyadını, varsa sicil numarasını, iznini hangi tarihler arasında kullanmak istediÄŸini ve ücretsiz yol izni isteyip istemediÄŸini yazar. İşveren, iÅŸin gerekliliklerini ve çalışma düzenini göz önünde bulundurarak iÅŸçinin izin talebini erteleyebilir veya farklı bir dönemde kullandırabilir. Yani iÅŸverenin izni derhal kullandırmak gibi bir zorunluluÄŸu bulunmamaktadır. Ancak iÅŸverenin bu yetkisi, iÅŸçiye hiç izin kullandırmama hakkı anlamına gelmez; iÅŸçi izin talebinde bulunmasa bile iÅŸveren, iÅŸçiye hak ettiÄŸi yıllık izni kullandırmak zorundadır.
Yıllık iznin ne zaman kullanılacağını belirleme yetkisi iÅŸverene ait olmakla birlikte İşK. md.54/4’te ‘’İşçi… her hizmet yılına karşılık, yıllık iznini gelecek hizmet yılı içinde kullanır’’ denilerek, iÅŸverenin iÅŸçiye yıllık iznini en geç hak kazandığı tarihi izleyen yıl içerisinde kullandırması öngörülmüÅŸtür.
İznin Bölünerek Kullandırılması
İş Kanunu’nun 56. maddesine göre, yıllık ücretli izin iÅŸveren tarafından bölünemez. Yani, iÅŸveren iÅŸçiye hak ettiÄŸi yıllık izni tek seferde ve kesintisiz olarak kullandırmak zorundadır. Ancak, tarafların karşılıklı anlaÅŸması durumunda, yıllık izin süresi bölünebilir. Bu durumda, izin süresinin bir kısmının on günden az olmamak ÅŸartıyla bölünerek kullandırılması mümkündür. Yani iÅŸçi ve iÅŸverenin mutabakata varması halinde, yıllık iznin bir bölümü en az on gün olmak üzere parçalara ayrılabilir. Fakat burada iÅŸçinin onayının bulunması ÅŸarttır; iÅŸçi, iÅŸverenin yıllık izni bölerek kullandırma teklifini kabul etmek zorunda deÄŸildir.
Bu noktada önemli bir husus da, yıllık iznin kanunda belirtilen sürelere aykırı olarak bölünmesi durumunda, bunun yıllık iznin kullanılmamış sayılmasına yol açmayacağıdır. İzin süresi ne ÅŸekilde kullandırılmış olursa olsun, iÅŸçinin bu süreyi fiilen kullanmış olması, yıllık izin hakkının tüketildiÄŸi anlamına gelir. Dolayısıyla, kanuna aykırı ÅŸekilde bölünerek kullandırılan yıllık izinler dahi, iÅŸçinin yıllık izin hakkından düÅŸülür.
Yıllık Ücretli İzinde Çalışma Yasağı
İş Kanunu’nun 58.maddesine göre, ‘’Yıllık ücretli iznini kullanmakta olan iÅŸçinin izin süresi içinde ücret karşılığı bir iÅŸte çalıştığı anlaşılırsa, bu izin süresi içinde kendisine ödenen ücret iÅŸveren tarafından geri alınabilir.’’
Ücretin geri alınmasıyla birlikte bu durum ayrıca fesih için de geçerli sebep oluÅŸturabilir.
İznin Toplu Kullandırılması
Yıllık Ücretli İzin YönetmeliÄŸi md.11’e göre, ‘’Toplu izin uygulanması halinde iÅŸveren veya iÅŸveren vekili, iÅŸyerinin korunması, iÅŸyerindeki araç, gereç, donatım veya makinelerin bakımı, hazırlanması, temizlenmesi veya güvenliÄŸinin saÄŸlanması gibi zorunlu durumlar için yeter sayıda iÅŸçiyi toplu izin dışında tutabilir. Bu durumda olanların yıllık izinleri toplu izin döneminden önce veya sonra diledikleri tarihte verilir.’’
İznin Paraya Çevrilmesi
-
İş SözleÅŸmesi Devam Ederken: Yıllık ücretli izinlerin iÅŸ sözleÅŸmesi devam ederken izin olarak kullandırılması gerekir. Yıllık iznin paraya çevrilmesi yalnıza iÅŸ sözleÅŸmesi sona erdiÄŸinde mümkündür.
-
İş SözleÅŸmesi Sona ErdiÄŸinde: İş Kanunu’nun 59.maddesine göre, ‘’ İş sözleÅŸmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde iÅŸçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleÅŸmenin sona erdiÄŸi tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu ücrete iliÅŸkin zamanaşımı iÅŸ sözleÅŸmesinin sona erdiÄŸi tarihten itibaren baÅŸlar.’’
Belirtmek gerekir ki, kullanılmayan iznin paraya çevrilmesi bakımından iÅŸ sözleÅŸmesinin hangi sebeple sona erdiÄŸinin bir önemi yoktur. Bütün sona erme hallerinde kullanılmayan izinler paraya dönüÅŸür.
Yargıtay, iÅŸ sözleÅŸmesi sona erdiÄŸinde iÅŸçinin kullanmadığı sürelere iliÅŸkin yıllık izin ücretinin çıplak ücret üzerinden hesaplanması gerektiÄŸi görüÅŸündedir.
Yıllık izin ücreti alacağı hesaplanırken hafta tatili günleri hesaba katılmayacaktır.
Örnek Yargıtay Kararları
Özet: Her ne kadar yıllık izin kullandırıldığı noktasında ispat yükü iÅŸverene ait ise de davacının uzun süreli çalışma hayatı boyunca hiç izin kullanmadığı yönündeki iddiası hayatın olaÄŸan akışına aykırı olup, mahkemece bu konuda davacı asilin beyanına baÅŸvurulmalıdır.
‘’Somut uyuÅŸmazlıkta, davacı çalışma süresi boyunca hiç yıllık izin kullanmadığını iddia etmiÅŸtir. Mahkemece, davacının davalı iÅŸ yerinde 22 yıl 1 ay 16 gün çalıştığı, çalışma süresi boyunca yıllık izin kullanmadığı kabul edilerek yıllık izin ücreti hüküm altına alınmıştır. Davacının iddiası hayatın olaÄŸan akışına aykırı olduÄŸundan, hakimin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; Mahkemece, davacı asil çaÄŸrılarak çalışma süresi boyunca yıllık izin kullanıp kullanmadığı konusundaki beyanının alınmasından sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre deÄŸerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuÅŸ olması hatalı olup bozma sebebidir.’’ (9. Hukuk Dairesi 2021/12370 E. , 2022/538 K.)
Özet: Yıllık izin ücretinden indirim yapılamaz.
‘’ Somut uyuÅŸmazlıkta; davacının izin ücretinden yüzde otuz oranında indirim yapılarak alacağın hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. İş Kanununda sözleÅŸmenin feshi üzerine ödenmesi gereken izin ücretinden takdiri indirimi öngören bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Yıllık ücretli izin hakkı, özde dinlenme hakkına iliÅŸkin bir haktır. İşçinin kullanılmayan yıllık iznine iliÅŸkin ücretinden indirim yapılması mümkün deÄŸildir. Mahkemece bilirkiÅŸi raporunda belirlenen izin ücretinden indirim yapılarak karar verilmesi hatalı olup, kararın bu sebeple de bozulması gerekmiÅŸtir.’’ (9. Hukuk Dairesi 2021/12471 E. , 2022/1343 K.)
Özet: Yıllık izin hakkının ücrete dönüÅŸebilmesi için iÅŸ sözleÅŸmesinin feshedilmesi ÅŸart olup 6111 sayılı Kanun kapsamında nakledilen iÅŸçinin iÅŸ sözleÅŸmesi feshedilmediÄŸinden yıllık izin ücreti alacağının talep koÅŸulları gerçekleÅŸmemiÅŸtir.
‘’ Somut olayda; davacının, davalı Belediyede çalışmaktayken 6111 sayılı Kanunu’nun birinci fıkrası gereÄŸince ihtiyaç fazlası olduÄŸu gerekçesiyle İl Kültür ve Turizm MüdürlüÄŸüne nakledildiÄŸi, bu hususun davacıya 24.10.2011 tarihinde tebliÄŸ edilmesi üzerine davacının herhangi bir itirazda bulunmaksızın yeni görev yerinde çalışmaya baÅŸladığı konusunda taraflar arasında uyuÅŸmazlık bulunmamaktadır.
O hâlde davacının iÅŸ sözleÅŸmesinin dava dışı idareye devredilmesi neticesinde iÅŸ sözleÅŸmesinin hâlen devam ettiÄŸinin anlaşılmasına göre; 4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesinin açık hükmü gereÄŸince iÅŸ sözleÅŸmesinin feshi ile talep edilebilecek yıllık izin ücretine hak kazanamayacağı açıktır.’’ (Hukuk Genel Kurulu 2016/2289 E. , 2021/90 K.)
Özet: Yıllık izin ücreti alacağı belirlenebilir nitelikte olduÄŸundan belirsiz alacak davasına konu edilemez.
‘’ Somut uyuÅŸmazlıkta, davacı tarafından yıllık izin ücreti alacağının belirsiz alacak davasına konu edildiÄŸi anlaşılmaktadır. Her ne kadar ıslah dilekçesinde yıllık izin ücreti yönünden kısmi dava açılmış gibi ıslah yapılmış ise de, ıslah yoluyla dava türü deÄŸiÅŸtirilemez. Davacı çalışma süresini, kendisine en son ödenen aylık ücret miktarını, hak kazandığı izin süresini, çalışma süresi boyunca varsa kullanmadığı veya karşılığı ödenmeyen izin sürelerini belirleyebilecek durumdadır. Davanın açıldığı tarihte bu alacak belirlenebilir nitelikte olduÄŸundan, belirsiz alacak davasına konu edilemez. Åžu halde davacının yıllık izin ücreti yönünden belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince, yıllık izin ücreti talebinin dava ÅŸartı yokluÄŸundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı ÅŸekilde esasa girilerek karar verilmesi hatalıdır.’’(9. Hukuk Dairesi 2022/829 E. , 2022/1542 K.)
FAZLA ÇALIÅžMA VE FAZLA SÜRELERLE ÇALIÅžMA
Kavram
Fazla çalışma, İş Kanunu’nun 41.maddesinde ‘’Fazla çalışma, Kanunda yazılı koÅŸullar çerçevesinde, haftalık kırkbeÅŸ saati aÅŸan çalışmalardır.’’ ÅŸeklinde tanımlanmıştır. GörüleceÄŸi üzere fazla çalışmanın belirlenmesinde esas olan, haftalık çalışma süresidir.
Yargıtay, muhtelif kararlarında, günlük çalışma eÄŸer herhangi bir nedenle sınırlandırılmışsa, haftalık çalışma süresi tamamlanmamış olsa dahi, günlük azami sürenin aşılmış olmasını fazla çalışma olarak deÄŸerlendirmektedir. Bu çerçevede, iÅŸçinin gece döneminde yapılan çalışmalarda haftalık çalışma süresi aşılmamış olsa dahi, 7.5 saatlik azami gece çalışması sınırını geçen çalışmalar fazla çalışma sayılmaktadır.
Yargıtay’a göre, hem haftalık 45 saatin, hem de gece 7.5 saatin aşılması durumunda hangi hesaplama iÅŸçinin yararına ise ona göre hesaplama yapılır.
Kanuna göre haftalık çalışma süresinin sözleÅŸmelerle kırkbeÅŸ saatin altında belirlendiÄŸi durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aÅŸan ve kırkbeÅŸ saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. ÖrneÄŸin iÅŸyerindeki haftalık iÅŸ süresi 40 saat olarak kararlaÅŸtırılmışsa, azami yasal sınır olan 45 saat ile arasındaki süre, fazla sürelerle çalışmadır.
Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışmanın Karşılığı
-
Para Olarak Ödenmesi: İşK. md.41’e göre, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düÅŸen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir. Fazla sürelerle çalışmalarda ise, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düÅŸen miktarının yüzde yirmibeÅŸ yükseltilmesiyle ödenir.
Fazla çalışma ücreti çıplak ücret üzerinden hesap edilir. -
İzin Olarak Verilmesi: Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan iÅŸçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeÅŸ dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir (İşK. md.41).
Serbest zaman kullanılması iÅŸçinin isteÄŸine baÄŸlıdır; iÅŸverenin iÅŸçiyi serbest zaman kullanmaya zorlaması mümkün deÄŸildir. Kanuna göre iÅŸçi, hak ettiÄŸi serbest zamanı altı ay içinde, çalışma saatleri içinde ve ücretinde kesinti olmadan kullanmalıdır.
Altı aylık süre dolduktan sonra, serbest zaman alacağı para alacağına dönüÅŸür. Belirtmek gerekir ki, iÅŸçi henüz fazla çalışma iznini kullanmadan iÅŸ sözleÅŸmesi sona ererse, iÅŸçinin alacağı bu durumda ücret alacağına dönüÅŸür.
Örnek Yargıtay Kararları
Özet: Haftalık çalışma süresinin 45 saatin altında belirlendiÄŸi durumlarda 45 saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışma olarak adlandırılır ve verilecek ücretin normal çalışma ücretinin saat başına düÅŸen miktarının %25 fazlasıyla ödenmesi gerekir.
‘’ Davacı iÅŸçi fazla çalışma ücreti isteÄŸinde bulunmuÅŸ, mahkemece iÅŸyerinde haftalık çalışma süresinin 40 saat olduÄŸu tespiti yapılarak belirtilen süreyi aÅŸan çalışmaların fazla çalışma olarak kabulüyle istek doÄŸrultusunda karar verilmiÅŸtir.
Dosya içeriÄŸine ve özellikle davalı taraf açıklamalarna göre iÅŸyerinde çalışma süresinin haftalık 40 saat olduÄŸu, davacının sözü edilen çalışma süresini aÅŸacak ÅŸekilde çalıştırıldığı anlaşılmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 41/3. maddesine göre, haftalık çalışma süresinin 45 saatin altında belirlendiÄŸi durumlarda 45 saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışma olarak adlandırılmış ve verilecek ücretin normal çalışma ücretinin saat başına düÅŸen miktarının %25 fazlasıyla ödeneceÄŸi belirtilmiÅŸtir.
Mahkemece fazla sürelerle çalışma-fazla çalışma ayrımına gidilmeksizin haftalık 40 saati aÅŸan çalışmaların tamamı için %50 zamlı ücretten hesaplama yapılması hatalı olup, bozmayı gerektirmiÅŸtir.’’ (9. Hukuk Dairesi 2016/25897 E. , 2020/11817 K.)
Özet: Fazla çalışma onayının alınması ile temel ücret içerisinde fazla çalışma ücretlerinin ödeneceÄŸinin belirlenmesi arasında herhangi bir baÄŸlantı bulunmamaktadır.
‘’ 2. SözleÅŸme özgürlüÄŸü kuralı uyarınca yasal sınırlar içinde kalan fazla çalışma ücretinin aylık ücretin içinde olduÄŸuna dair sözleÅŸme hükümleri kural olarak geçerlidir. Dairemiz; yerleÅŸik hâle gelen ilkeleri ile fazla çalışma ücretinin, ücrete dâhil olarak kararlaÅŸtırılmış olmasına sınırlı olarak deÄŸer vermektedir. Bu baÄŸlamda sözleÅŸme hükümlerinin geçerliliÄŸine getirilen iki temel sınırlama mevcuttur. Bunlardan ilki, 4857 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi gereÄŸi fazla çalışma süresinin bir yılda 270 saatten fazla olamayacağı; diÄŸeri ise kararlaÅŸtırılan aylık temel ücretin asgari ücretin üzerinde olması gerekliliÄŸidir. Bir baÅŸka anlatımla Dairemiz, ücret seviyesinin yüksekliÄŸini kaydın geçerliliÄŸinin tespitinde dikkate almaktadır.
3. DiÄŸer yandan ... sözleÅŸmesinin devamı sırasında iÅŸçinin bir hakkından feragat etmesi veya hakkından feragat sonucu doÄŸuran bir iÅŸlem yapması geçersizdir. Ancak fazla çalışmanın temel ücret içinde ödeneceÄŸinin kararlaÅŸtırılmış olması, fazla çalışma ücretinden feragat anlamına gelmez. Fazla çalışma ücreti ödenmeyeceÄŸinin kararlaÅŸtırılması ile fazla çalışmanın temel ücret içinde ödeneceÄŸinin belirlenmesi birbirinden farklı kavramlardır. .... "Anayasa Mahkemesinin Fazla Çalışmaya İliÅŸkin Bireysel BaÅŸvuru Kararının DeÄŸerlendirilmesi (... .... BaÅŸvurusu)", Çimento İşveren, Cilt 36, Temmuz 2022, Sayı 4, 8-35, s.31). Bu baÄŸlamda davacı fazla çalışma ücretinden feragat etmiÅŸ deÄŸildir.
4. Fazla çalışma onayı alınmasına iliÅŸkin düzenleme, iÅŸçinin fazla çalışma yapmaya zorlanamaması bakımından önemlidir. Düzenlemenin amacı, iÅŸçiyi iÅŸverenin olası haksız feshine karşı korumaktır. Fazla çalışma ücretinin karşılığının kararlaÅŸtırılan temel ücretin içinde olduÄŸuna iliÅŸkin kayıtlar ise fazla çalışmanın ücretlendirilmesine iliÅŸkindir. ... sözleÅŸmesindeki kayıt ile taraflar, fiilen yapılan fazla çalışmanın nasıl ücretlendirileceÄŸini belirlemiÅŸlerdir. Fazla çalışma ücreti dâhil edilerek belirlenen ücret, iÅŸçinin aylık temel ücreti olduÄŸundan ... sözleÅŸmesindeki kayda raÄŸmen yapılmayan fazla çalışmanın karşılığı ücretin, iÅŸverence geri istenmesi de mümkün olmaz. Åžu hâlde fazla çalışma onayı alınması ile ... sözleÅŸmesinde temel ücret içinde fazla çalışma ücretlerinin ödeneceÄŸi kuralı arasında herhangi bir baÄŸlantı bulunmamaktadır.’’ (9. Hukuk Dairesi 2022/13588 E. , 2022/14980 K.)
Özet: İş sözleÅŸmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduÄŸu yönündeki kurallara sınırlı olarak deÄŸer verilmelidir. Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre yıllık 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduÄŸu kabul edilmektedir.
‘’ Fazla çalışmanın ücrete dâhil olduÄŸu kuralı fazla sürelerle çalışma ücretini de kapsar. Bu durumda öncelikle fazla sürelerle çalışmanın temel ücret içinde ödendiÄŸi varsayılır. Haftalık 5,2 saati aÅŸan fazla sürelerle çalışma veya fazla çalışma varsa hesaplanarak ödenir.
Somut uyuÅŸmazlıkta Mahkemece uyulmasına karar verilen 08.07.2021 tarihli bozma ilâmımız uyarınca “... kayıt bulunan dönem için bu kayıtlara göre bulunmayan dönem için ise tanık beyanlarına göre davacı talepleri yönünden hesap yapılması...” gerektiÄŸi yönündeki gerekçe deÄŸerlendirilmeksizin karar verilmesi de hatalıdır. Bu durumda, 27.....2009-01.04.2011 tarihleri arası kayıt bulunmayan dönem yönünden; tanık beyanlarına göre davacının ayda 1 hafta haftalık 49,5 saat, ayda 3 hafta ise haftalık 55 saat çalıştığı; iÅŸyerinde haftalık çalışma süresinin 40 saat olduÄŸu gözetilerek davacıya ücretin içinde ödenen aylık 22,5 saat fazla sürelerle çalışma ve fazla çalışma ücreti mahsup edilerek (9,5+15+15+15=54,5-22,5=32/4=8 saat) haftalık ortalama 8 saat fazla çalışma alacağı hesaplanmalı ve ÅŸimdiki gibi alacaktan uygun bir indirim uygulanmalıdır.
01.04.2011-14.12.2012 tarihleri arası kayıt bulunan dönemde ise iÅŸyeri kayıtlarına göre davacının yıllık 270 saati aÅŸan fazla sürelerle çalışması ve fazla çalışması bulunmadığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı deÄŸerlendirme ile yazılı ÅŸekilde hüküm kurulması hatalı olup tekrar bozmayı gerektirmiÅŸtir.’’ (9. Hukuk Dairesi 2022/8792 E. , 2022/9929 K.)
Özet: Hafta tatili günlerinde yalnızca 7.5 saati aÅŸan çalışmalar için fazla çalışma alacağı hesaplanmalıdır.
‘’ Somut uyuÅŸmazlıkta, hükme esas alınan bilirkiÅŸi raporunda davacının haftanın 7 günü 09.00-21.00 saatleri arasında günde 3 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Dosya kapsamında dinlenen, davacıyla aynı dönemde, aynı yerde çalışmış taraf tanıklarının somut beyanları, davacının yaptığı ... ve tüm deliller birlikte deÄŸerlendirildiÄŸinde; davacının haftanın 7 günü 09.00-19.00 saatleri arasında çalıştığının kabulüyle yapılacak hesaplama doÄŸrultusunda hüküm kurulması yerinde olacaktır.
DiÄŸer yandan, hükme esas alınan bilirkiÅŸi raporunda davacının haftanın 7 günü çalıştığı kabul edilerek aynı dönem için hem fazla çalışma ücreti hem de hafta tatili ücret alacağı hesaplanmıştır. Oysa hafta tatili günlerinde yalnızca 7,5 saati aÅŸan çalışmalar için fazla çalışma alacağı hesaplanması gerekirken bu hususa dikkat edilmeden mükerrer alacaÄŸa sebebiyet verecek ÅŸekilde yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiÅŸtir.’’ (9. Hukuk Dairesi 2022/12867 E. , 2022/13228 K.)
HAFTA TATİLİ ÜCRETİ
Kavram
Hafta tatili ücreti, İş Kanunu’nun 46. Maddesinde düzenlenmiÅŸtir; ‘’Bu Kanun kapsamına giren iÅŸyerlerinde, iÅŸçilere tatil gününden önce 63 üncü maddeye göre belirlenen iÅŸ günlerinde çalışmış olmaları koÅŸulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir. Çalışılmayan hafta tatili günü için iÅŸveren tarafından bir iÅŸ karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak ödenir.’’
Kısacası hafta tatili, ücretli bir tatildir.
İşçi hafta tatilinde çalıştırıldığında ise, çalışmadan hak ettiÄŸi bir günlük ücretine ek olarak, kendisine fazla çalışma ücreti zammı uygulanarak ödeme yapılacaktır.
Örnek Yargıtay Kararları
Özet: Bu kanun kapsamına giren iÅŸyerlerinde çalışan iÅŸçilere tatil gününden önce 63.maddeye göre belirlenen iÅŸ günlerinde çalışmaları koÅŸulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verileceÄŸi düzenlenmiÅŸtir. İşçi hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanır.
‘’ 4857 sayılı İş Kanunu’nun 46 ncı maddesinde iÅŸçinin, tatil gününden önce aynı yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiÅŸ olan iÅŸ günlerinde çalışmış olması koÅŸuluyla yedi günlük zaman dilimi içinde 24 saat dinlenme hakkının bulunduÄŸu açıklanmıştır. İşçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında ifade edilmiÅŸtir.
Somut uyuÅŸmazlıkta tanık beyanları ile kanıtlandığı gerekçesiyle yazılı ÅŸekilde hafta tatili alacağı hüküm altına alınmış ise de, karar bu yönü itibariyle de isabetsizdir.
Yargılamada dinlenilen davacı tanığı ... davacının haftanın 6 günü çalıştığını beyan etmiÅŸ, davacı tanıkları... ve..., davacının 7 gün çalıştığını beyan etmiÅŸ ise de, bu tanıklar da beyanlarında yılın 9 aylık yoÄŸun çalışılan yaz dönemindedavacının haftanın 6 günü çalıştığını ifade ettiÄŸi ve kesin bir durumu ortaya koyamadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre davacının hafta tatili alacağı talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı ÅŸekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiÅŸtir.’’ (9. Hukuk Dairesi 2020/2636 E. , 2020/10702 K.)
Özet: İşçinin hafta tatili günlerinde çalışması halinde çalışma karşılığı olmaksızın ödenmesi gereken bir günlük yevmiyenin yanında, çalışmasının karşılığı olarak bir buçuk yevmiye ödenmelidir.
‘’ 4857 sayılı İş Kanununun 46. maddesinin ikinci fıkrası gereÄŸince, çalışılmayan hafta tatili günü için bir iÅŸ karşılığı olmaksızın iÅŸçinin ücreti tam olarak ödenir. Hafta tatilinde çalışan iÅŸçinin ücretinin nasıl hesaplanacağı yasalarda düzenlenmemiÅŸ ise de, Dairemizce hafta tatilinde yapılan çalışmanın fazla çalışma sayılacağı, buna göre ücretin yüzde elli zamlı ödenmesi gerektiÄŸi görüÅŸü benimsenmiÅŸtir (Yargıtay 9.H.D. 23.5.1996 gün 1995/37960 E, 1996/11745 K.). Buna göre hafta tatilinde çalışılmışsa, çalışma karşılığı olmaksızın ödenmesi gereken bir yevmiye yanında, çalışmanın karşılığı da bir buçuk yevmiye olarak ödenmelidir.
Dairemizin yukarıda belirtilen bozma ilamında bordrolarda yer alan tahakkukların davacının çalışma karşılığı olmaksızın İş Kanunu'nun 46. maddesine göre ödenmesi gereken bir yevmiye tutarı olduÄŸu ve çalışılan dönemler için zamlı hafta tatili ücreti hesabına hak kazandığının kabul edilmesi gerektiÄŸi belirtilmiÅŸ olmasına raÄŸmen, mahkemece; bilirkiÅŸi raporunda hafta tatili ücretinin davacı lehine bir buçuk yevmiyeye karşılık olarak hesaplandığı, hafta tatili alacağının bir yevmiye karşılığı zamsız kısmının bordrolarda tahakkuklarının yer aldığı, sadece zamlı kısmın hesabının yapılması gerektiÄŸi gerekçesiyle bilirkiÅŸi raporunda hesaplanan hafta tatili alacağının 1/3'ü alınarak hüküm altına alınması hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iÅŸ, bozma ilamı doÄŸrultusunda davacıya çalışılmadan bir yevmiyenin ödendiÄŸini kabul ederek bir buçuk yevmiye üzerinden hesaplama yapan bilirkiÅŸi raporunu denetime tabi tutarak davacının hafta tatili alacağı ile ilgili sonuca gitmektir. Yazılı gerekçe ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiÅŸtir.’’ (9. Hukuk Dairesi 2021/6153 E. , 2021/10328 K.)
ULUSAL BAYRAM VE GENEL TATİL GÜNÜ ÜCRETİ
Kavram
Hangi günlerin ulusal bayram ve genel tatil günlerinden sayıldığı 2429 Sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’da sayılmıştır.
Aksine anlaÅŸma olmadıkça iÅŸçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmak zorunda deÄŸildir. İşçi çalışmak zorunda olmadığı gibi, kendisine o gün çalışmamış olmasına raÄŸmen ücreti yine tam olarak ödenir.
İşçi ulusal bayram ve genel tatil günü sayılan günlerde çalışır ise çalıştığı her gün için bir gündelik ücrete daha hak kazanır.
Örnek Yargıtay Kararları
Özet: 4857 sayılı İş Kanunu kapsamına giren iÅŸyerlerinde çalışan iÅŸçiler, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iÅŸ karşılığı olmaksızın o günün ücretlerine tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücrete hak kazanacaktır.
‘’…Dava dilekçesinde, çalışma karşılığı olmayan, çalışılmasa da yasa gereÄŸi aylık ücretin içinde ödenmesi gereken ulusal bayram genel tatil ücreti deÄŸil, ulusal bayram genel tatillerde yapılan çalışmanın karşılığı olan ilave yevmiye talep edilmiÅŸtir. Çalışılan her bir ulusal bayram genel tatil günü için 1 günlük yevmiye üzerinden hesaplama yapılması gerekirken 2 yevmiye üzerinden hesaplama yapılması hatalıdır. Var ise bu durumun somut nedeni denetime elveriÅŸli olarak ortaya konmalı, aksi halde her bir çalışılan ulusal bayram genel tatil günü için 1 günlük yevmiye karşılığı ile hesaplama yapılmalıdır…’’ (9. Hukuk Dairesi 2017/18230 E. , 2020/15344 K.)
‘’…Somut uyuÅŸmazlıkta, Mahkemece, taraflar arasında imzalanan iÅŸ sözleÅŸmesinin 1.10 maddesinde, “...çalışanın ulusal bayram ve genel tatil ile yılda 90 gün ve 270 saate kadar fazla çalışması aylık brüt ücret içerisindedir.” ÅŸeklinde hüküm bulunduÄŸu, söz konusu hüküm gereÄŸince davacının ulusal bayram ve genel tatil alacağının ücretine dahil olduÄŸu kabul edilerek talep edilen alacağın reddine karar verilmiÅŸtir. Ancak iÅŸ sözleÅŸmesinde yer alan hükmün fazla çalışma ücreti yönünden deÄŸerlendirilmesi, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı yönünden ise geçersiz olduÄŸunun kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekir. Mahkemece, davacı ve davalı tanık beyanlarına göre davacının ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığının kabulüyle hesaplama yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiÅŸtir.’’ (9. Hukuk Dairesi 2016/25513 E. , 2020/10829 K.)
İŞ KAZASINDAN DOĞAN TAZMİNAT
İş Kazası Kavramı
İş kazası, 4857 sayılı İş Kanunumuz, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SaÄŸlık Sigortası Kanunumuz ve 6331 sayılı İş SaÄŸlığı ve GüvenliÄŸi Kanunumuz ile diÄŸer ilgili iÅŸ hukuku mevzuatında düzenlenmiÅŸtir.
İş kazası, iÅŸçinin, iÅŸverenin otoritesi ve denetimi altında bulunduÄŸu sırada veya iÅŸin yürütümüyle doÄŸrudan baÄŸlantılı olarak, ani ve dış bir etkenden kaynaklanan; iÅŸçinin ölümüne, ruhen veya bedenen zarar görmesine ya da vücut bütünlüÄŸünün bozulmasına sebep olan olaydır.
Yani bir olayın hukuken iÅŸ kazası olarak nitelendirilebilmesi için mutlaka kazanın iÅŸyerinde meydana gelmiÅŸ olması gibi bir zorunluluk yoktur. Olay iÅŸ yerinde gerçekleÅŸmemiÅŸ de olsa, iÅŸin yürütülmesi sebebiyle meydana gelen kazalar, iÅŸ kazası olarak nitelendirilir.
Aynı durum 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SaÄŸlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesinin 1.fıkrasında daha detaylı bir ÅŸekilde düzenlenmiÅŸtir:
‘’ İş kazası;
a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iÅŸ nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduÄŸu iÅŸ nedeniyle,
c) Bir iÅŸverene baÄŸlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak iÅŸyeri dışında baÅŸka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl iÅŸini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iÅŸ mevzuatı gereÄŸince çocuÄŸuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,
meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır."
İş Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası
İş kazası nedeniyle açılan tazminat davaları, iÅŸ kazası sonucunda iÅŸçinin bedensel veya ruhsal bütünlüÄŸünde meydana gelen zararlar ya da iÅŸçinin ölmesi halinde, yakınlarının maddi ve manevi bütünlüÄŸünde oluÅŸan kayıpların giderilmesi amacıyla açılan davalardır. İş kazası nedeniyle ortaya çıkan zararların karşılanması için açılacak bu davalarda, iÅŸçinin uÄŸradığı maddi ve manevi zararların iÅŸveren tarafından tazmini talep edilir.
İş kazası tazminat davası açmadan önce, yaÅŸanan olayın iÅŸ kazası olduÄŸunun resmi olarak tespit edilmesi gereklidir. Bu tespit için öncelikle Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) baÅŸvurulmalıdır. EÄŸer SGK, meydana gelen olayı iÅŸ kazası olarak kabul etmezse, bu durumda iÅŸ mahkemesinde iÅŸ kazasının tespiti davası açılması gerekir.
Davayı Açabilecek KiÅŸiler: İş kazası sonucunda bedensel veya ruhsal bütünlüÄŸünde eksilme yaÅŸanan iÅŸçi maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Yine iÅŸ kazası sonucunda ölen iÅŸçinin desteÄŸinden yoksun kalan yakınları da tazminat davası açabilecektir.
-
İspat ve Delil: İş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davalarında iÅŸ kazası tespit tutanağı, saÄŸlık raporları, epikriz raporları vb. hastane kayıtları, bordro tanıklarının beyanları, iÅŸyeri kamera kayıtları, kolluk tutanakları, tanık beyanı, bilirkiÅŸi raporu, uzman görüÅŸü raporu, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun olaya iliÅŸkin kayıt ve evrakları, kesinleÅŸmiÅŸ mahkeme kararları(iÅŸ kazasının tespitine iliÅŸkin) dahil olmak üzere hukuka uygun her türlü delil kullanılabilir.
-
Maddi Tazminat: İş kazası sonucunda iÅŸçinin bedensel veya ruhsal olarak zarar görmesi halinde talep edilebilecek maddi tazminat, iÅŸçinin kazanç kaybı, tedavi giderleri, çalışma gücünün azalması veya tamamen yitirilmesinden doÄŸan zararlar ile ekonomik geleceÄŸin sarsılmasından kaynaklanan maddi kayıpları kapsamaktadır. Maddi tazminat, hesaplanabilir ve objektif zararların karşılanmasına yöneliktir.
EÄŸer iÅŸ kazası sonucunda iÅŸçi hayatını kaybederse, iÅŸçinin mirasçıları, yakınları, bakmakla yükümlü olduÄŸu kiÅŸiler ve destek saÄŸladığı kiÅŸiler, kusurlu iÅŸverenden maddi tazminat talep edebilirler. Bu durumda talep edilebilecek maddi tazminat kalemleri, Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinde düzenlenmiÅŸtir. Buna göre, iÅŸçinin ölümü halinde: Cenaze giderleri, tedavi masrafları (ölüm gerçekleÅŸmeden önce yapılan), destekten yoksun kalma tazminatı (ölen iÅŸçinin saÄŸladığı maddi desteÄŸin kaybı), iÅŸ kazası nedeniyle açılacak tazminat davasında iÅŸverenden talep edilebilir. -
Manevi Tazminat: İş kazası sonucunda iÅŸçinin ağır bedensel zarar görmesi ya da iÅŸçinin hayatını kaybetmesi durumunda, iÅŸçi veya yakınları manevi tazminat talep etme hakkına sahiptir. Manevi tazminatın amacı, iÅŸ kazası nedeniyle oluÅŸan psikolojik sıkıntı, acı, elem ve üzüntünün mümkün olduÄŸunca hafifletilmesidir.
EÄŸer iÅŸ kazası sonucunda iÅŸçinin ölümüne sebebiyet verilmiÅŸse, iÅŸçinin yakınları, yaÅŸadıkları manevi yıkım ve psikolojik zararın karşılanması için manevi tazminat talebinde bulunabilirler.
Maddi tazminata hükmedilebilecek koÅŸullar mevcutsa, manevi tazminata da hükmedilmesi mümkündür. Ancak manevi tazminat miktarının belirlenmesi ve bu tazminata hükmedilebilmesi için, hakim olayın özelliklerini ve tarafların durumunu dikkate alarak bir deÄŸerlendirme yapar. Hakim, manevi tazminat miktarını belirlerken olayın niteliÄŸini, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu ve olayın etkilerini göz önünde bulundurarak takdir yetkisini kullanır. Manevi tazminatın amacı, olayın tarafları üzerinde bıraktığı psikolojik ve duygusal etkileri mümkün olduÄŸunca hafifletmektir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
İş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davalarında görevli mahkeme, İş Mahkemesidir. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde yer alan Asliye Hukuk Mahkemeleri, bu davaya İş Mahkemesi sıfatıyla bakar.
Zamanaşımı
İş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri, TBK md.146 gereÄŸince 10 yıl geçmekle zamanaşımına uÄŸrar. Zamanaşımının baÅŸlangıç tarihi olarak, failin ve zararın öÄŸrenildiÄŸi tarih esas alınmalıdır.
Örnek Yargıtay Kararları
Özet: İş kazası nedeniyle açılan tazminat davasının görülebilmesi için meydana gelen olayın Kurum tarafından iÅŸ kazası tahkikatının ve giderek zarar verici olayın iÅŸ kazası olarak tespiti gerekmektedir.
‘’ İş kazası nedeniyle açılan tazminat davasının görülebilmesi için meydana gelen olayın Kurum tarafından iÅŸ kazası tahkikatının ve giderek zararlandırıcı olayın iÅŸ kazası olarak tespiti gerekmektedir. Zira açılan tazminat davalarına doÄŸrudan etkisi bulunmaktadır. Åžöyle ki İş kazasından kaynaklanan tazminat davaları nitelikçe Kurumca karşılanmayan zararların tahsiline iliÅŸkin davalar olduÄŸundan mükerrer tahsile neden olunmasının önüne geçebilmek için iÅŸ kazası sigorta kolundan Kurumun hak sahiplerine baÄŸladığı gelirlerin tespiti ile bunun hesaplanan maddi tazminattan tenzili gerektiÄŸi gibi, tek başına manevi tazminat davası açılması durumunda dahi mahkemenin görevine iliÅŸkin neticeleri bulunmasından dolayı (olay iÅŸ kazası deÄŸilse yargılama iÅŸ mahkemelerinde yapılamayacağından) Kurumun iÅŸ kazası tahkikatı ve giderek olayın iÅŸ kazası olarak tespit olunması önem arz etmektedir.
Somut olayda, iÅŸ kazası olduÄŸu iddia olunan olayın iÅŸ kazası ihbarı olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediÄŸi, davacı tarafa iÅŸ kazası ihbarı yapmak üzere Kuruma baÅŸvurması için önel verilmediÄŸi anlaşılmaktadır.
Yapılacak iÅŸ; davacıya iÅŸ kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak, olayın Kurumca iÅŸ kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceÄŸinden iÅŸveren aleyhine “iÅŸ kazasının tespiti” davası açmaları için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre bir karar vermektedir.’’ (21. Hukuk Dairesi 2015/13151 E. , 2016/6162 K.)
YARARLANILAN KAYNAKLAR
Ekmekçi, Prof. Dr. Ömer. Bireysel İş Hukuku. İstanbul: Onikilevha, 2022.
GöktaÅŸ, Doç. Dr. Seracettin. İş Hukuku Yargıtay Uygulaması. Ankara: Seçkin , 2024.

